Karakter aşınması – Fikrikadim

Karakter aşınması

Karakter aşınması

Çağ insanı, karakter aşınmasıyla karşı karşıya mı? Karakter aşınmasını hangi sıklıkta ve hangi boyutlarda yaşıyor? Bu sorular, bizi aksiyolojik bir sorgulama alanının içine çekmektedir.

Değerler felsefesi demek olan aksiyolojinin başı, çok sık tüketilen ve yenilenemeyen değerlerle derttedir. Sadakat, bağlılık, dürüstlük, ilkelilik gibi erdemlerin sonu mu geliyor? Ya da bu erdemlerin henüz sonu gelmedi; ama bunlar aşırı bir şekilde aşındı mı?

Değişim
Eğer bugün, bu soruları sıklıkla sormaya başlamışsak, erdemlerimizin aşındığını da kabul etmek zorundayız. Peki, karakter aşınması sorunuyla karşılaşmamızın temelinde ne yatıyor? Tek bir sözcük ile yanıtlamamız istense, yanıtımız şu olurdu: Değişim…
“Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir” diyen ilk çağ filozofu Heraklitos, yaşanan her şeyin bir kerelik olduğunu vurguluyor, bu amaçla, “Aynı ırmağa iki kez giremezsiniz” diyordu. Günümüz insanı, yaşam tarzları ve tercihleriyle Heraklitos’un önermelerini doğrulamaktadır.
Şimdi değişim (change) kavramından daha çok kullanılan, daha çok tercih edilen bir kavram var: Esneklik (Flexibility) başlangıçta ekonomik bir etkinlik olan iş hayatındaki koşulların esnetilmesiyle başlayan süreç, zamanla değerlere, ilkelere, yasalara kadar yayılmış ve bu alanlarda da giderek daha fazla esneklik talepleri dile gelmeye başlamıştır. Özetle, sosyolojinin önemli bir yasası bir kez daha yüzünü göstermiştir: Değişim, önce maddi öğelerde hızlı bir şekilde başlıyor, daha sonra manevi öğelere yavaş yavaş nüfuz ediyor.

Huy ve karakter
Karakter, çoğunlukla kişilik sözcüğüyle eşanlamlı olarak kullanılır, ama doğru değildir; çünkü kişiliğin iki boyutu vardır: Kişiliğin bir boyutu huy (mizaç), (temperament) diğer boyutu da karakterdir.
Huy, doğuştan getirilen kişilik özellikleridir. Bu özellikler; içekapanıklık, dışadönüklük, asabilik, neşeli olmak gibi kolayca değişmeyen, daha doğrusu değiştirilemeyen kişilik yapılarıdır.
Karakter ise bireyin çevresiyle etkileşiminden doğan kişilik yapılarını anlatmak için kullanılır. Huy, biyolojik ve fizyolojik temelliyken, karakter etik temelli bir kavramdır.
Richard Sennett, “Yeni Kapitalizmde İşin Kişilik Üzerindeki Etkileri”ni, kendisinin geliştirdiği bir kavram olan “karakter aşınması” yaklaşımıyla ele almaktadır.
Sennett, söz konusu çalışmasında karakteri şu şekilde tanımlıyor:
“Karakter, kendi arzularımıza ve diğer insanlarla aramızdaki ilişkilere yüklediğimiz etik değerdir.”
Bu saptamadan yola çıkarak yeni kapitalizmin zamansal boyutunu çalışma ve ticaret hayatına aktardığımızda şu değer yargılarıyla karşılaşıyoruz: “Daha yüksek ücretle iş bulursam yüklendiğim her türlü bağıttan vazgeçerim”, “İlkeler değil, ücretler önemlidir”, “İş bana uymuyorsa, işi kendime uydururum.” Verilen örnekler, işgören boyutundaki örneklerdir.

Peki, işveren boyutu?
Orada da durum çok farklı değildir. Sadece roller değişmektedir; düşünce ve değerlendirme boyutunda hiçbir fark yoktur. Örneğin, işveren kendi kurum veya şirket kültüründe olmamasına rağmen hızla taşeronlaşma yoluna gidebilmektedir.
Herkes taşeronlaşmaya gidiyorsa, o da gidecektir. Yapılanın etik olup olmadığı, meşruiyet taşıyıp taşımadığı, yasaların sınırlarının zorlanıp zorlanmadığı o kadar önemli değildir; hatta hiç önemli değildir.
Aşınmanın nerede, hangi kurumda ve kimlerde olduğunun önemi yoktur; sonuçta aşınan şeyin adı karakterdir.  

GALİP UYAR Sosyolog / Cumhuriyet

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun