Bir öğretmen değil karınca kararınca tarihe not düşen biri olarak yazıyoruz! – Fikrikadim

Bir öğretmen değil karınca kararınca tarihe not düşen biri olarak yazıyoruz!

Bilal Sürgeç

Bilal Sürgeç

Bu ülkede MEB’de çalışan Sosyal Bilgiler öğretmenlerini de sayarsak herhalde 50 bine yakın tarih anlatan öğretmeni var. İlkokullarda tarih de anlatan sınıf öğretmenlerimizi saymıyoruz. Sosyal ilimler, fen bilimlerine göre daha çetrefillidir. Sayısal bilimler insanlığın formüllere aktarılan tecrübelerini anlatır.Yeni icatlarla gelişir. Sosyal bilimler ise insan fıtratında olan onun olaylara yön veren özünü inceler. İnsan fıtratı Taş devrinde neyse günümüzde de aynıdır. Dolayısıyla dönüp tekrar eden olayları inceler. İlk insanda da hırs öfke sevgi vs vardı günümüzdeki insanında da var.

Bu yazı da BDP’nin Güneydoğu’daki ezici oyu üzerinde yazmak istiyoruz.  Bu ülkede insanlar şunu iyi anlamalı: doğru olanı değil de ben bilirim siyasetini sürdürürsen kaybedersin. Tarih bilmezsen kaybedersin. AK Parti Elazığ’dan itibaren kendi gönüllü insanlarıyla özellikle gençleriyle parti çalışmasını yürütürken Güneydoğu’yu modası geçmiş tedavülden kalkmış ne kadar ağa şeyh varsa onlara havale etmiş onlarla seçim kazanma yolunu tutmuştur. HDP karşı Diyarbakır’da AK Parti gençliği yoktur. AK Parti bu bölgede yeni şeyler söylememiştir. Diyarbakır siyasetini 30 yıldır bloke eden insanlarla seçim kazanma yarışına girmiştir.

AK Partinin bu bölgede diğer bir hatası da HDP den rol kapma yarışıdır. O da şudur Dersim’de katliam oldu, şeyh Sait olayı, tek taraflı sadece HDP söylemlerine dayalı 40 yıllık mağduriyet edebiyatı. Bunu söyledin diye HDP sana oy vermez. Asıl varsa taklidi kim niye alsın? Dersim de katliam oldu dedin, o katliamda 40 bin kişi öldü diyen büyük şair Necip Fazıl Kısakürek’in şairlikten kaynaklı mübalağalı sözlerini belge olarak gösterdin. Sonuç ne Tunceli’de AK Parti % 10 küsuratlı bir oy aldı. Onu da zaten % 10’luk Sünni kesim verdi.
Sizin 38 Dersim olayını nedenlerini sonuçlarını masaya yatırıp “Ey vatandaş bu olayın nedeni şudur: Devletin de hatası olmuştur. Ancak halkın da devlet otoritesini tanımaması, köy yağmalarının durmaması, olaylardan hemen önce basılan karakolda 230 askerin şehit edilmesi, köprülerin havaya uçurulması, yağmacılığın bir yaşam biçimi olması vs bu olayın nedenidir. Nerede anarşi terör olursa orada çiçekler açmaz kırmızı kan gülleri açar ne kadar arsız uğursuz insan varsa oraya dökülür bunu geçmiş yüz yıllara gitmeye gerek yok al Şeyh Sait öncesi Elazığ, al 12öncesi Türkiye, al PKK terör estirdiği Güneydoğu Anadolu. vs” Diyebilmeliydin. Güneydoğu’da HDP ağzını kullanarak oy alamazdın. Hem İslam diyorsunuz hem de öyle bir derdi gayesi olmayan insanları listenize alarak meydanlara çıkıyorsunuz. Başarısızlığınız değil başarılı olmanız tuhaf kaçardı.

Seçim bitti. Devletim bana “öğretmensin, siyasetten uzak dur” dedi. Emir demiri keser misali (o genelgeyi yayınlayan MEB’e karşı boynumuz kıldan ince.) Ancak partilerin her türlü fiziki işlerini yapan (Bayrak asan, çay dağıtan, sloğan için meydanları dolduran politik bir ruhla yoğrulan öğrencilerimize de bu arada öğretmenlik yaptık.İnsanın sivil toplumsal teşkilatlarda yoğrulduğuna da inanıyorum çocukların internet maymunu olacağına siyasetle uğraşmaları daha iyidir.) Ama yüzlerce makalesi yayınlanmış 7 kitabı olan bir yazarım. Resmi görevim dolayısıyla sustum. Fakat herhalde tarihe not düşmemde sakınca yok.

Bu seçim sonucunda Ak Parti’nin hataları şunlardır:

1-Seçim yaşını 18′ e kadar düşürdünüz. 30 yıllık öğretmen olarak 18 yaş çocuk yaşıdır. Parti müziklerini beğendikleri için oy veren kitle! Geçmişi bilmeyen kitle, Siz sürekli yaşanan acıları hatta tek parti dönemini anlatarak o acıların çok uzağında kalmış gençleri partinizde tutamazdınız. Mevlana’nın ifadesiyle şimdi yeni şeyler söylemeniz lazımdı.

2-Cemaatçi değilim Final Dergisi dershanesinde geçen yıllarımda bu gurupla rakiptik. Ancak bu rekabette onların hayır hasenat işlerini görmüyor değildik. Hükümetle araları açıldığında devlet içerisindeki yapıyı, bürokrasi deneyimiz hiç olmadığı için bir şey anladığımız yoktu. Fakat rakip olmamıza rağmen dershanelerinin, özel okullarının, yurtlarının bu yurtlara hizmeti geçen Anadolu’nun gariban hayırsever insanlarının bağışlarının korunması lazımdı.

Topyekûn hedef alınmamalıydı Yıllarca bu cemaatin ekmeğini yemiş zor zamanlarda ise onları satmış bazı çapsız insanları aylarca TV’lerde konuşturup milletin başını şişirtmemeliydiler. Hele meşhur 2 yazarın anlattıklarının toplumda karşılığı hiç yoktu. Hele birisi 17 Aralıktan önce cemaatin hocasını Ankara’da yere göğe sığdıramıyordu.

Ak Parti Güneydoğu’da niye mi kaybetti sayısız misali var ama biz sadece iki misal verelim:
1-Mahmut Salim Ensarioğlu 2011 seçimde bağımsız adaydı ondan önce hep DYP’li Cindoruk’un % 0 lık döneminde genel başkan yardımcısıydı 2007 de Mehmet Ağar Cumhurbaşkanlığı için TBMM’ye girmediğinde bu da o partideydi.

2-Haşim Haşimi bu siyasinin özelliği nedir hala anlamış değilim. 28 Şubat döneminde Erbakan Hocanın partisini bıraktı o zulüm döneminin başbakanı Mesut Yılmaz’ın partisine girdi. AK Parti galiba bu siyasiyi çok aradı ancak Diyarbakır’da buldu. İstediğin kadar başbakan Diyarbakır meydanlarında İslami mesajlar versin bu adamlarla olmaz. İnandırıcı olamazsın!

3-Edip Safter Gaydalı; Abdullah Gül başkan seçilmesin diye TBMM’ye girmeyenlerden biri de buydu 2011’de CHP’den adaydı Bitliste şeyh bilinirler ancak Ankara’da şeyhliklerini görmedik. AK Parti 2 sıra adayı idi. AK Parti İstediği kadar Bitlis meydanlarında İslami mesajı versin hava cıvadır inandırıcı olamaz.

4-Orhan Miroğlu HDP kökenli 2007’de HDP Mersin bağımsız adayı idi. Mardinle irtibatı yoktu. Mardin meydanlarında İslami içerikli nutuklar atmakla kazanmazsın. Güneydoğu tamamen ırkçı söylemlere teslim edildi. Cemaatler yok denecek kadar zayıf kaldı.

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun