Türkiye’de seçim Suriye’de savaş Irak parçalanıyor yavaş yavaş! – Fikrikadim

Türkiye’de seçim Suriye’de savaş Irak parçalanıyor yavaş yavaş!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

İktidar partisi söylemleriyle sağduyulu seçmene vicdan yoklaması çekiyor. Aslında vicdan yoklamasının diğer karşılığı seçimlerin kaybedilmesi durumunda sorumluluğun seçmene fatura edilmesi. Böylesi bir durumda milliyetçi/muhafazakâr seçmen tabanı Balkanların, Kafkasların, Türk ve İslam coğrafyasının tüm ağırlığını omuzlarında hissediyor. İktidara yönelik yolsuzluk eksenli eleştiriler ve kifayetsiz kadrolaşmaların hesabını sormak bir başka bahara bırakılıyor.

Şimdilik Ak Parti’yi iktidara taşıyan cemaatler, gruplar ve sivil toplum kuruluşları, kol kırılır yen içinde kalır modunda. Bazıları da bunu kan kusup kızılcık şerbeti içmek atasözü ile ifade etmeyi tercih ediyor. Ankara’da iktidara yakınlığı ile bilinen bir vakfın temsilcisi ile konuşurken kendileri ile Ak Parti yönetimi arasındaki anlaşmazlığı ifade etmek için aktardığı anekdotu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Hikaye bu ya;  evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal pireler berber iken Anadolu da develeri ile nakliyecilik yani kervancılık yapan biri varmış. Yaz kış her ortamda develerine yüklediği ağır yükleri taşırmış. Deveci, gün gelir yaşlanır, ölümcül hastalığa yakalanır. Evinde ölüm döşeğinde artık son günlerini yaşamaktadır. Ecelinin sonlanmakta olduğunu bilen deveci, bütün eş dostunu tanıdıklarını çağırtır helallik ister.

En sonunda ailesinden bir istekte daha bulunur. Beni emektar develerimin yanına götürün onlarla da helalleşeyim, malûm onlar 20-25 yıllık emektarım, her kahrımı çektiler, her ne kadar konuşamazlarsa da, bir birimizi anlarız der. Kervancının ısrarı üzerine çocukları gözü arkada kalmasın diye babalarını develerin bulunduğu yere götürürler. Develeri ile helâlleşmek isteyen kervancı develerine, “-bana hakkınızı helal edin, gün geldi, sizleri aç bıraktım, Susuz bıraktım, en zor şartlarda en ağır yükleri taşıtmada tereddüt etmedim, bana hakkınızı helal edin” der.

Develer önce kendi aralarında böğrüşür yani kervancının helallik talebini tartışırlar, daha sonra en yaşlı olanı dile gelir, “- gün geldi, aç bıraktın hakkımız helal, Susuz bıraktın hakkımız helal, dövdün hakkımız helal, sövdün hakkımız helal, en ağır yükü taşıttın hakkımız helal, kışın soğukta bıraktın hakkımız helal, yazın güneş altında beklettin yine de hakkımız helal olsun. Yani bunların hepsini sana helal ediyoruz. Amma velakin bir konu varki işte o hususta sana hakkımızı helal edemiyoruz” der.

Kervancı hem sevinir hem şaşırır hem merak eder deveye “-hangi konuda haklarını helal etmediklerini?” sorar.  Yaşlı deve boynunu evirir çevirir gevişini getirir kervancıya der ki; “ benim yularımı şu kara eşeğin kuyruğuna bağladın, ben ki, cüsseli bir deve olarak, etimden, sütümden ve gücümden insanlara daha faydalı olduğuma inanıyordum. Oysaki sen beni hep o kara eşeğin peşinde yürüttün bu hakkımızı sana helal etmiyoruz!” der.

Bu hikâyeyi anlatan vakıf temsilcisi bürokraside atamalardan rahatsız olduklarını bu fabl ile anlattığında ben kıssadan hisseyi kendi payıma çoktan çıkardım. Yine de anlamamazlıktan gelmeyi tercih ederek, konuyu biraz daha açmasını istediğimde, israf ekonomisinden dem vurdu, milletvekili adaylarının tespitindeki kuralsızlığı veya ehliyetsiz şahısların listeye konulmasını eleştirdi. Ancak askeri vesayeti gerileten, başörtüsü yasağını kaldıran,  ensar gibi muhacirlere yardım eden, Filistin davasına sahip çıkan iktidarı bu zorlu süreçte yalnız bırakmanın vebalinden söz ederek,  oylarımızı iktidarın devamından yana kullanmalıyız. Seçimlerden sonra eleştirilerimizi dosyalar halinde yetkililerin önüne koyarız, kendilerine çeki düzen vermelerini isteriz mealinde bazı sözler söyledi.

Seçim sonuçları anlaşılan Türkiye’deki siyasi tabloyu çok değiştirmeyecek. Ancak iktidarın halktan devam mesajı alması durumunda Suriye politikasının değişebileceği uzak ihtimal değil.  Bu bağlamda Ak Parti muarızlarının en çok dile doladıkları bir konu da seçim sonrasında Türkiye’nin Suriye’ye askeri müdahalede bulunarak bölgesel kaosa yol açabilecek girişimler yapabileceği. Bazı yabancı gözlemciler; Türkiye’nin seçim sonrasında Suriye ve mülteciler konusunda ciddi dış politika değişikliğine gidebileceği öngörüsünde bulunuyor.

3 Haziran tarihliAmerika Suriye’de El Nusra’ya neden karşı?başlıklı yazımda değindiğim gibi Amerika’nın El Nusra Cephesine bu kadar düşman olmasının asıl nedeni, El Nusra’nın İngiliz istihbaratının denetimi ve yönlendirmesinde olduğuna dair kendi gizli servislerinin elde etmiş olduğu bilgiler. Amerika’nın Suriye’deki en büyük direniş örgütü El Nusra’ya karşı olması demek, IŞİD taraftarı olması demek değil midir? Amerika’nın Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin Suriye politikasının arka planında üst akıl olarak İngiltere’yi gördüğü anlaşılıyor. Bunun paranoya olmadığı söylenebilir. Amerikan emperyalizmine karşı İngiliz emperyalizminin Ortadoğu’da halen aktif direnç odağı olması ve Amerikan politikalarına zarar veren faaliyetler tezgâhlaması hiç şüphesiz Amerika’nın hiç hoşuna gitmiyor. Bu nedenle El Nusra’yı vurmakla yetinmiyor, Suriye rejiminin imdadına IŞİD’i gönderiyor.

Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşed  Salihi, DAEŞ’in yani IŞİD’in Irak’ı bölme projesi olduğu görüşünde. Erşed  Salihi “DAEŞ’in, Irak’ı bölme planını gerçekleştirdiğini, Şii, Kürt ve Sünni coğrafyayı belirlemek için ortaya çıktığını” söylüyor. Haksız da sayılmaz. IŞİD’in ortaya çıkması ve günümüzdeki fiili durum, Irak devletinin sonu. Ancak IŞİD yapılanmasının üst akılı, destekçisi kim? sorusunun farklı cevapları gizemini sürdürüyor. Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) yükselişinde ABD’nin oynadığı rolle ilgili bazı batılı gazetecilerin iddiaları gündeme bomba gibi düşüyor. Bunlardan biride Guardian yazarı Seumas Milne’nin yazdıkları.  Milne, ABD’nin Irak ve Suriye’de Selefi bir emirlik ve bir İslam devleti kurulması olasılığını memnuniyetle karşıladığını belirtiyor.

Suriye rejimi İran destekli bir operasyon hazırlığında. Aslında operasyonu planlayan ve yönetende İran ordusundan Kasım Süleymani. İran’ın gölge komutanı Süleymani’nin “Önümüzdeki günlerde yaşanacak sürprize tüm dünya şaşıracak.” açıklamasının ardından 15 bin savaşçının Suriye’ye gittiği iddia edildi. Tahran’ın Suriye ve Irak’a yardımlarını yöneten Süleymani, operasyo muhaliflerin Fetih Ordusu ile Suriye ordusunun temas noktası olan ve Lazkiye’nin 40 km doğusunda bulunan Jourin’den başlattı. Süleymani’nin gizli bir şekilde Suriye ordusunun komuta kademesi, cephe komutanları ve Hizbullah’tan üst düzey yetkililerle bir araya geldiği öne sürüldü. Bu görüşmelerde, muhaliflere karşı nasıl savunma tedbirleri alınacağının konuşulduğu belirtildi.

Türkiye’deki seçim bölgedeki kaosun sürekliliğini belirleyecek en büyük etken. İran ve Irak yönetimlerinin Suriye rejimiyle müşterek hazırladıkları askeri operasyonların kime karşı olduğu az çok ortada. Türkiye’nin inisiyatifi ele geçirmesini istemiyorlar. Bu noktada Amerika ile İran’ın ve hatta Beşar Esad’ın çıkarlarının örtüştüğü de bir gerçek. Irak’ı sorarsanız ruhuna el Fatiha…

Twitter:@ oc32oc39

omurcelikdonmez@hotmail.com

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun