Seçim öncesinde Kırım Tatarları ve Avrupa’nın geleceği! – Fikrikadim

Seçim öncesinde Kırım Tatarları ve Avrupa’nın geleceği!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

7 Haziran seçim sonuçları sadece Türkiye kamuoyunda değil Ortadoğu, Balkanlar, Avrupa, Kafkasya, Amerika ve İslam dünyasında müthiş bir heyecanla bekleniyor. Merak edilen konuların başında üç dönemdir oylarını artırarak tek başına iktidar olan Ak Parti’nin bu seçimde aynı başarıyı gösterip gösteremeyeceği geliyor. Bu arada farklı senaryolar kulislerde konuşuluyor. Şimdiden koalisyon hükümetine şans tanıyanlar olduğu gibi, Ak Parti’nin tek başına hükümet kurabilecek sayıda milletvekili çıkaracağı tahmininde bulunanların sayısı da hayli fazla. Ak Parti muarızlarının en çok dile doladıkları bir konu da seçim sonrasında Türkiye’nin Suriye’ye askeri müdahalede bulunarak bölgesel kaosa yol açabilecek girişimler yapabileceği. Bunun arkasından da kısa süreli bir koalisyon hükümeti ve erken genel seçim beklentiler arasında.

Avrupa basınında Erdoğan karşıtlığının prim yaptığı bir süreç yaşanıyor. Mesela bunlar biri olan Guardian gazetesi Türkiye’de seçimler yaklaşırken “Erdoğan mirasının kalıcı olması için yolu zorla açarken, Türkiye kavşak noktasında” başlıklı bir haber yayınladı. Aynı gazete birkaç gün sonraki başyazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasayı tek başına değiştirebilecek kadar oy alma ve başkanlık sistemi getirme arzusunu ele alarak, “Erdoğan’ın daha fazla güç kazanmaması gerektiğini” yazıyor. Akılları sıra Türkiyeli seçmenin oylarını ipotek altına alan bir tür ecnebi vesayet rejimi, algı operasyonlarına kalkışıyor. Seçimlere gölge düşürmeyi planlayan karanlık odakların başında Soros Vakfı geliyor. Güvenlik güçlerine ulaşan istihbarat raporlarında bu vakfın Türkiye’de önemli ve ses getirecek bir suikast planladığı bilgileri yer alıyor. Ne derece doğru bilinmez ama Rusya’yı karıştırmak için adamı Boris Nemtsow’u Moskova’da öldürten George Soros’un bu işe özellikle ilgilendiği söyleniyor. Yabana atılacak bir iddia değil çünkü Brezilya’da, Almanya’da, Türkiye’de, Bosna’da, Hong Kong’daki ayaklanmaların maddi gücünden Soros sorumlu!

Rus gizli servisinin tespitlerine göre Rusya’da şubat ayında öldürülen Rus Boris Nemtsov olayının ardında Soros ve vakıfları var. Nemtsov Soros’a yakın işadamlarındandı, Türkiye’de de konumu ve misyonu itibarıyla Boris Nemtsov benzeri isimlerin olduğu belirtiliyor. Soros’un dostu Boris Nemtsov’un ölümüyle Rusya’da halk ayaklanması bekleniyordu ama gerçekleşmedi. Türkiye’de önemli koltuklarda oturan çok kişi Soros’a doğrudan bağlı ve patronların yaptıklarını ABD’li işadamına rapor ediyor. Türkiye’de de Rusya benzeri bir suikast planlanıyor. Ancak Rusya’daki hataya Türkiye’de düşmek istemiyorlar. Bu nedenle seçimden önce tanınan bir isme suikast düzenlenme ihtimali söz konusu. Avrupa ile Rusya arasındaki restleşme sürüyor. Avrupa Parlamentosu Rusya’nın 89 Avrupalı politikacıya seyahat yasağı getirmesine tepki olarak Rus diplomatların Avrupa Parlamentosu’na girmesini yasakladı. Bu restleşmeye sebep, Ukrayna krizi. Ukrayna savaşı Rusların karşı saldırısı bazı bölgelerin özerlik ilanı ile sonuçlandı. Özerlik ilanlarını Rusya ile birleşme kararları takip etmişti. Hatta Amerika’nın bu ilhak kararını sürpriz bulmadığı ortaya çıkmıştı. ABD’nin eski başkanlarından Jimmy Carter, hem Rusya halkının hem de Kırımlıların Kırım’ın yeniden Rusya topraklarına katılmasını çok istediğini belirterek “Kırım’ın Rusya’ya geri dönüşü kaçınılmazdı” demişti.

Fransa’da aşırı sağcı Ulusal Cephe’nin (FN) lideri Marine Le Pen, Avrupa’nın, Kırım’ın Rusya ile birleşmesini tanıması gerektiğini açıklamaktan çekinmemiş, Rusya’nın, Avrupa’nın doğal müttefiki olduğunun altını çizerek “Biz, ABD ve Rusya arasında oynanan oyunun piyonlarıyız. Rusya, büyük bir ülke, büyük bir halk. Avrupa’nın Rusya ile birçok ortak stratejik çıkarı var. Rusya ile konuşmak lazım” yorumunda bulunmuştu. Kırım’da 2014 Martında düzenlenen ve yarımada sakinlerinin yüzde 96’sının Rusya’ya ‘evet’ demesi sonucunda yaşanan birleşme, birçok Batılı ülke tarafından ‘ilhak’ olarak tanımlanıyor. Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in Kırım’ın sözde ‘ilhakını’, Ebola virüsü ve Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ile aynı cümlede kullanıp ‘dünyanın yüz yüze olduğu en büyük tehditlerden biri’ olarak göstermesi Kremlin’in tepkisine neden oldu.

Osmanlı İmparatorluğu’ndan kopunca Kırım Tatarları Çarlık Rusya’sının işgaline uğradı. Sovyetler döneminde Stalin, Kırım Türklerini yurtlarından zorla göçe ettirdi binlercesi göç sırasında hayatını kaybetti. İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanlar Kırım Türklerinden lejyon adını verdikleri askeri birlikler oluşturup Rus ordusuna karşı cepheye sürdü. Kırım Türkleri hep öldüler. Almanlar öldürdü, Ruslar öldürdü. Ama asıl ölümleri kendi doğdukları ata ocağından Sovyetlerin kuş uçmaz kervan geçmez Sibirya steplerine, bozkırlarına sürülünce yaşadılar. Şanlı Kırım kanlı kırım oldu. 1954’te Kırım’ın makus talihi devam etti. Kendisi de Ukraynalı ve 1944’te Ukrayna Meclisinin başkanlığında bulunan daha sonra Sovyet Rusya Devlet Başkanı olan Nikita Kruşçev, Kırımı Sovyet Rusya’dan alıp Ukrayna’ya bağladı. Türkiye’de yaşayan kendisi de Kırımlı tanınmış bir aileden gelen Cafer Seydaahmet Kırımer, Kırım Milli Merkezi Başkanı statüsüyle tüm dünya nezdinde bu bağlanmayı protesto etti, Avrupa ülkeleri parlamentolarına telgraflar çekse de sonuç değişmedi.

Türkiye; Ukrayna olayları ile başlayan ve Kırım’ın Rusya’ya referandumla Rusya’ya bağlanması sürecini nasıl okumuştu? Rusya ile Batı bloku arasında yaşanan Ukrayna geriliminin Kırım’a sıçraması üzerine Türkiye; hem ülkedeki Kırım Türklerinin dört milyona ulaşan varlığı hem de olası bir sıcak çatışmanın yaratacağı bölgesel istikrarsızlık nedeniyle, gelişmeleri çok daha yakından izledi. Türkiye için sayıları 350,000’i bulan Kırım Türklerinin durumu toprak bütünlüğü kadar önemli bir konuydu. Türkiye, Kırım Türklerinin can ve mal güvenliklerinin korunması için her türlü desteği vereceğini açıklamış hatta Ankara’dan heyetler göndererek “Yalnız değilsiniz” mesajını vermişti. Türk hükümeti bir yandan başta ABD ve NATO olmak üzere Batı blok’uyla yakın istişare içinde kalmaya diğer yandan da bu sürecin Rusya ile gelişen ekonomik ve ticari ilişkilerini etkilememesine özen gösteriyor. Türk Dışişleri Avrupa Birliği ülkelerinin kendi aralarında Ukrayna krizine çözüm arayışlarındaki farklı söylem ve usullerine, ayrıca ABD ve AB ülkeleri arasındaki ilişkilerin seyrine bakarak, öncelikle ‘Kırım Yüzünden Dünya Savaşı Çıkmaz’ belirlemesinde bulundu. Avrupa Birliği ülkelerinin, Ukrayna ve Rusya’yla ilişkiler konusunda tek blok olmamasının bu belirlemede etkili olduğu anlaşılıyor. Ayrıca bazı Avrupa ülkelerinin -kriz durumlarını da düşünerek- enerji ihtiyacını ABD’den sağlamanın olanakları üzerinde durmaları da ABD’nin Avrupa’yı kuşatması şeklinde yorumlanabildi.

Kırım Tatarlarının referandumu protesto ederek katılmadıkları gelen haberler arasındaydı. ABD ve birçok Avrupa ülkesinin uluslararası hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle tanımadığı referandum, Kırım Tatarları tarafından boykot edildi. Boykot kararının Kırımdaki Ukraynalıların hayır oyu sayısında önemli bir düşüşe yol açtığı bunun yanı sıra evet oyu kullananların oranının yüksek çıkmasına neden olduğu değerlendirildi. Siyasi gözlemciler, Kırım Tatar Türklerinin, referandumu boykot ederek dolaylı yoldan Ruslara destek verdiklerini ileri sürdü. Kırım Türklerine referandumu boykot etmelerinin Türk Dışişleri tarafından telkin edilmiş olabileceği de yine aynı siyasi gözlemciler tarafından belirtildi. Ukrayna krizinin sıçrama temayülü gösterdiği Balkanların diğer ucunda Kırım ve Kafkasların bulunduğu, cümle âlemin malumu. Balkanlarda patlayacak bombanın Rus işgalindeki Kırım ve Kafkas cumhuriyetlerini de kan gölüne çevirmesi uzak ihtimal değil. Bunun farkında olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, zaman zaman yaptığı açıklamalarda Tatar dilinin Kırım’da resmi dil olduğunu ifade etmekten çekinmiyor. Hatta Rusya sınırlarında yaşayan Müslümanları ikna etmek için Müslüman olduğu rivayetlerini kasıtlı şekilde yaygınlaştıran da Putin’in kendisi. Geçtiğimiz aylarda benzer bir haber yayınlandığında Kremlin bu haberi yalanlamamıştı.

Türkiye’nin Kırım politikası uluslar arası dengeleri gözeten bir strateji izliyor. Bir taraftan Mustafa Cemiloğlu vasıtasıyla Kırım’ın Ukrayna’ya bağlı olduğu tezi işlenirken diğer taraftan da Rus yanlısı Kırım Milli Meclisi’nin kararlarına saygı gösteriliyor, Kırım Türklerinin Ruslardan zarar görmemesi için diplomatik temaslar sürdürülüyor. Türkiye’nin Kırım politikasına abanmamasının en önemli sebebi, Kırım Türklerinin demografik açıdan zayıf konumları ve aralarındaki bölünmüşlük. Her Kırım Derneği kendi faaliyet sahasını diğerinden üstün görüyor, dokunulmaz buluyor. Sonuç ortada. Türkiye’den başka sığındıkları ülke olmamasına, Türkiye’den başka destek veren ülke çıkmamasına karşın, bazı çokbilmişlerin Tatarcılık oyununu sahnelemeleri ne yazık ki bir trajedi. Kırım Tatar Türkleri Rusya’nın yarımadayı işgaline şiddetle karşı çıktı. İlhaktan bir yıl sonra Tatar Türkleri bölgede halâ korkunun hakim olduğunu, Tatar eylemcilerle ailelerinin tehdit edildiğini, kaçırıldığını, hatta öldürüldüğünü söylüyor. Kırım nüfusunun yüzde 13’ünü oluşturan Tatar Türkleri Rusya’ya katılmanın oylandığı referanduma en çok muhalefet eden gruptu. Rus ve Kırımlı yetkililer halka yönelik suçlar işlendiğini reddediyor ve Tatarlar’ın Rus yönetimi altında daha iyi bir hayat yaşadığını öne sürüyor. Güçlü Türkiye Kırım Türklerinin sorunlarına güçlü şekilde sahip çıkacaktır.

Twitter:@ oc32oc39

omurcelikdonmez@hotmail.com  

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

8 adet yorum var.

  1. şermin dedi ki:

    Ah güzel Kırım sana neler oldu?
    canım saraylarına bakuşlar mı kondu?

  2. mühendis dedi ki:

    bir arkadaşım var kesinlikle Türk olduğunu kabul etmiyor ben Tatarım da Tatarım diye tutturuyor, Tatarlar Türk değilmi aklım almıyor konuyu bilen birisinin açıklma yapmasını bekliyorum

  3. yah_ya_hay dedi ki:

    Doğrulup ayaklanıyoruz zor da zahmetli de olsa ve sabırla dayanışma birlik beraberlikle mazlumların yanında olacağız .bunun için akıl çelenlere itibar edilmesin..Fakirin tavuğu tek tek yumurtlar

  4. muharrem dedi ki:

    ah kırım
    osmanlı ordusu viyanayı feth edecekken murat giray osmanlıya ihanet etti gavur un köprüden geçmesini seyretti osmalı ilk yenilgisini aldı
    daha sonra şahin giray rus yanlısı oldu fakat rusya ülkesini işgal etti oda osmanlıya sığındı
    ALMANYA
    5 milyon borç karşılığı satın aldıkları paşalar aracılığı ile biz savaşa soktular
    13 milyon kilometreden 700 bine düştük
    şu anda da türkiye ye ihanet eden grup ve örgütlerin kabul ve destek gördükleri yer almanyadır
    kırım meselesinde biz batı haricinde bir plan geliştirmeliyiz
    biz ortadoğuda savaş beklerken bakarsınız avrupayı kasıp kavuran savaş avrupadan çıkar
    rusya ukrayna ve baltık ülkelerinin üzerine yürür
    http://www.sabah.com.tr/dunya/2015/05/29/sicak-bir-yazin-ayak-sesleri
    yaklaşan şerlerden ve savaşlardan ALLAH(C.C)milletimizi devletimizi alemi islamı korusun …amin
    kırım bir islam yurdudur almanya dahil batılılar bunu ukrayna yaya rusya ise kendine bağlamak istiyor bizim batıdan ve rusya dan farklı bir politikamız olmalı

  5. Tombalak bakkal dedi ki:

    rahmetli babaannem Ah Kırım güzel Kırım canım Kırım der iç çeker ağlardı, han soyundan olduklarını söylerdi 11 yaşında sürmüşler, babası sürgünde ölmüş ne acılar çekmişler mekanı cennet olsun ruhu şad olsun

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun