Amerika Suriye’de El Nusra’ya neden karşı? – Fikrikadim

Amerika Suriye’de El Nusra’ya neden karşı?

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

İngiliz Times gazetesi İran’ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın iktidarını sürdürmesi için Afgan ve Pakistanlı paralı askerler topladığını, bu askerlerin Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütü ile savaşmaları için cepheye sürüldüğünü yazdı. Suriye rejim ordusuna lejyoner yazılanlar sadece Afganistanlı veya Pakistanlı değil.  Çin zulmüyle boğuşan Uygur Türklerinin de bu kirli savaşa dâhil edilmek istendiğine dair bazı gelişmeler yaşandı. Doğu Türkistan’dan uçakla İstanbul’a getirtilen Uygur Türklerinin yeni vatan kurma vaadiyle kandırılarak Suriye’ye savaşmaya götürüldüğü ortaya çıktı. Organizatörlerin, Suriye’ye götürmeye çalıştığı 400’e yakın Uygur Türkü, sınırdan geçemeden güvenlik birimlerince yakalandı.

İngiliz Times gazetesinin haberinin doğruluk payı olduğu kesin. Ama haberin yayınlanış zamanlaması ve amaçlanan hedefinin İngilizlerin Suriye merkezli direniş örgütlerine yönelik sızma hareketlerinin perdelenmesi olduğu anlaşılıyor. 37 yaşındaki İsveçli Bherlin Gildo, geçen Ekim ayında, Kopenhag’dan Manila’ya giderken İngiltere tarafından gözaltına alındı. İsveçli Bherlin Gildo’nun Suriye’de irtibatlı olduğu gruplar, Irak-Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) ortaya çıkmasından önce, İngiltere’nin Suriye’de yardım ettiği gruplarla aynıydı. İngiltere’de, İsveç kökenli bir kişi, Suriye’de “terör faaliyeti”nde bulunduğu gerekçesiyle yargılanıyordu. Ancak mahkeme hızlı bir şekilde çöktü. Nedeni ise şaka gibiydi: İngiliz gizli servisi de, “terör”le suçlanan kişinin dahil olduğu grubu destekliyordu! Geçen Ekim ayında, yine İngiltere’de yargılanan Moazzem Begg isimli cihatçının da, İngiliz gizli servisi MI5 tarafından Suriye’ye gönderildiği ortaya çıkınca, dava düşmüş ve Begg serbest bırakılmıştı.

Suriye’de savaş alanları adeta mezbaha yeri. Koalisyon güçlerinin yardımıyla Kobani’yi IŞİD’den geri alan PKK/YPG, IŞİD’in elinde bulunan Tel Abyad kentine de iki koldan saldırıya geçti. YPG ve YPJ saflarında İD’e karşı savaşırken ölen Türkiyeli Kürt gençlerin sayısı 500’ü aşmış bulunuyor. Yaşamını yitiren savaşçıların yüzde 35-40’ı kadın. Batılı askeri gruplar ya da Blackwater tipi paralı asker yapıları, Suriye ve Irak’ta IŞİD’e karşı YPG’nin yanında savaşırken, bu grubu da askeri olarak yönlendiriyor. IŞİD’e karşı YPG saflarında savaşmak için çeşitli ülkelerden birçok yabancı kişi Suriye’ye gitti. YPG’ye ABD’den Avustralya’ya, İngiltere’den Vietnam’a kadar pek çok ülkeden savaşçı katılıyor. Collin Ruttenford, Steven von Steinberg ve Jamie Hatton, YPG saflarında IŞİD’e karşı mücadele etmek isteyen İngilizlerden birkaçı. Hepsinin ortak noktası, IŞİD’in sadece Ortadoğu’nun sorunu olmadığını düşünmeleri.

Hemen her ülkenin veya her uluslar arası ittifakın farklı Suriye çözüm projeleri mevcut. Bu bağlamda, İran’ın Rusya ile Suriye planı olduğu gibi Amerika ile de bir çözüm planı var. Suriye’nin küçülmesine ilişkin ABD merkezli bir iddia daha önce de gündeme gelmişti. Hillary Clinton’ın eski Suriye Özel Temsilcisi Frederic Hof, ABD ile İran arasında yapılan gizli görüşmelerde, Lübnan ile arasındaki sınırın silikleşeceği bir Suriye’nin İranlılar tarafından da “tartışılabilir” bulunduğunu ileri sürmüştü. Buna göre, Esadlı ancak küçültülmüş bir Suriye, Lübnan’da Hizbullah’la birlikte ortak bir cephe oluşturacak. Bu planın İran ve Suriye onaylı Amerikan projesi olduğunu tekrar belirteyim.

Suriye ile en uzun sınıra sahip Türkiye’nin doğal olarak Suriye çözüm planının olması kaçınılmaz.  En kalabalık mülteci grupları Türkiye’de yaşıyor. Suriyeli mültecilerin maliyeti Türkiye ekonomisinin kamburu. En önemlisi muhalif grupların birbirleriyle ve Suriye Baas rejim ordusuyla savaşları nedeniyle Türkiye’nin sınırları kalbura dönmüş durumda. Sınır güvenliği en büyük sorun. Amerika’nın vaat ettiği siyasi ve lojistik desteğin bir türlü yola çıkmaması Türkiye’yi başka çözüm arayışlarına itiyor. Bu bağlamda yeni müttefikler bulması söz konusu. Nitekim Katar ve Suudi Arabistan’ın el-Kaide bağlantılı gruplardan Irak-Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı Nusra Cephesi’ni destekleme konusunda anlaşmasına Türkiye’nin de üstü örtülü oluru yeni süreç ortaya çıkardı.

Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan’ın Suriye’de savaşan gruplar içinde El Nusra cephesini tercihi Amerika’nın bölgedeki çıkarlarına ve savaş stratejisine ters. Çünkü El Nusra Cephesi, ABD’nin terör örgütleri listesinde ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yaptırım listesinde yer alıyor. El Nusra, yeni bir örgüt haline gelirse, bu listelerden çıkmış olacaktı. Bu sorunun aşılması noktasında El Kaide’nin Suriye’deki kolu El Nusra Cephesi’nin; Körfez ülkelerinin desteklediği yeni bir grup kurmak üzere hazırlandığı, bu amaçla bağlı olduğu El Kaide ile bağlarını kopartacağı, El Nusra adının terk edileceği, bu adımın Katar hükümeti tarafından desteklendiği söyleniyordu. Velâkin El Nusra Cephesini ‘terör örgütü’ olarak tanımlayan sadece ABD değil. Rusya Yüksek Mahkemesi geçtiğimiz yıl aldığı kararla IŞİD ve El Nusra’yı resmen terör örgütü ilan etmiş, Mahkeme, bu örgütlerin Rusya’daki faaliyetlerine yasak getirmişti.

Amerika bu isim değişikliği numarasını yutmadı, Katar ve Suudi Arabistan’ın Suriye politikalarında sözcülüğünü üstlenen Türkiye’nin El Nusra ısrarına karşı çıktı, eline geçen her fırsatta El Nusra hedeflerini vurdu, liderlerini öldürdü, El Nusra’ya karşı Suriye rejimi ile işbirliği yaptı, istihbarat paylaşımında bulundu. 2015 Mart ayında, Suriye’de Beşar Esad rejimine karşı savaşan El Nusra Cephesinin askeri kanat lideri Ebu Homam El Şami, Nusra Cephesi yöneticilerinin İdlib kentinin kuzeybatı kırsalında toplantı halindeyken, Suriye ordusunun düzenlediği hava destekli operasyon sonucu öldürüldü. Bu saldırı, Suriye Türkiye sınırında, İdlib sınırları içinde bulunan Salkın köyünde düzenlendi.

Amerika’nın El Nusra Cephesine bu kadar düşman olmasının asıl nedeni, El Nusra’nın İngiliz istihbaratının denetimi ve yönlendirmesinde olduğuna dair kendi gizli servislerinin elde etmiş olduğu bilgiler. İsveçli Bherlin Gildo ile Moazzem Begg isimli şahısların İngiliz gizli servisi MI5 tarafından Suriye’ye gönderildiği ortaya çıkması, Amerikalıların bu duyarlılığını açıklıyor olmalı. Gildo İngiltere mahkemelerinde yargılandı ve beraat etti. Gildo’nun beraat gerekçesinde İngiltere’nin Suriye’de destek verdiği El Kaide bağlantılı El Nusra örgütünde faaliyet göstermesi. İngiliz gizli servisi tarafından Mahkemeye sunulan bilgilere göre Gildo, El Kaide’nin Suriye kolu Nusra Cephesi’nin bir elemanıydı. Sanığın, cesetler arasında, işaret parmağını yukarı kaldırarak poz verdiği fotoğraflar vardı. Yani İngiltere, El Kaide’nin Suriye kolu Nusra Cephesi’ne üye olan bir kişiye açılan davayı, İngiliz gizli servisinin de bu örgüte destek verdiğini kabul ederek, düşürmek zorunda kaldı.

Hatırlarsanız IŞİD’in Niğde saldırısında kullandığı silahlarla Ankara’nın Özgür Suriye Ordusu ÖSO’ya gönderdiği silahların seri numaralarının aynı çıkmasının anlamını yazmıştım. IŞİD içindeki yabancı savaşçılardan bir kısmına nüfuz eden Amerika veya Avrupalı bir istihbarat örgütünün, Türkiye’nin silahlarıyla Türkiye’ye gönderdiği teröristlere eylem yaptırarak, Türkiye’nin Suriye’ye yönelik ilgisini ve desteğini kesmesini istediğini, Türkiye’nin bölgedeki terörün sonlandırılmasında önceliğin Esad rejiminin tasfiyesine verilmesi konusundaki ısrarına karşın Amerika’nın ayak diremesinin, Amerikan istihbarat örgütlerini potansiyel suçlu yapıyor demiştim. Bu son gelişmelerle taşlar yerine oturdu denilebilir.

Türkiye’nin, Şubat ortasında, ılımlı Suriyeli muhaliflere eğitim ve teçhizat sağlama programına katılacağını açıklamasına rağmen Ankara’yla Washington, programın hedefiyle ilgili görüş ayrılıklarını giderebilmiş değil. Türkiye-Suudi Arabistan ve Katar’ın Suriye politikalarının koordinasyonunun nasıl sonuçlanacağını şimdiden kestirebilmek zor görünüyor. Türkiye ve Suudi Arabistan’ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı iktidardan indirmek için anlaştıklarını ileri süren haberlerin yayınlanmış olması durumu değiştirmeye yetmiyor. Hatta geçtiğimiz ay, ABD uçaklarının Suriye’nin İdlib kentini ele geçirerek, ülkenin kuzeyinde ağırlığını artıran El Nusra’yı 21 Mayıs’ta vurması da Türkiye ve Suudi Arabistan’a mesaj olarak yorumlanmıştı. Oysa Suriye’de rejime karşı mücadele eden gruplardan Ceyş’ül Sünne Komutanı El-Humsi, İdlib’in çevresini temizledikten sonra Hama’ya yürüyeceklerini söylemişti. Hevesleri kursaklarında kaldı.

Amerika’nın Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin Suriye politikasının arka planında üst akıl olarak İngiltere’yi gördüğü anlaşılıyor. Bunun paranoya olmadığı söylenebilir. Amerikan emperyalizmine karşı İngiliz emperyalizminin Ortadoğu’da halen aktif direnç odağı olması ve Amerikan politikalarına zarar veren faaliyetler tezgâhlaması hiç şüphesiz Amerika’nın hiç hoşuna gitmiyor. Bu nedenle El Nusra’yı vurmakla yetinmiyor, Suriye rejiminin imdadına IŞİD’i gönderiyor. Özgür Suriye Ordusu – Ceyşul İslam – Ahraruş Şam – Nusret Cephesi gibi 20’den fazla grubun geçtiğimiz ay Fetih Ordusu adı altında birleşerek Halep’i Esed rejiminin elinden alacaklarını, şehrin tamamını ele geçireceklerini açıklamalarının ardından bölgede birden bire harekete geçen (!) IŞİD, şehrin kuzey doğusundan saldırarak Esed rejiminin ulaşamadığı bölgelerde muhaliflerle savaşıyor. IŞİD, Suriye’nin kuzeyinde saldırılarını sürdürüyor. Örgüt Türkiye sınırına yakın bazı noktaları ele geçirdi. IŞİD bu hamlesiyle Fetih Ordusu’nun Türkiye’den silah ve mühimmat naklini engellemiş oldu. Halep merkezde rejimin varil saldırıları sürerken, stratejik öneme sahip Savran kasabası IŞİD güçleri tarafından ele geçirildi. Suriye’nin Haseke kentine bağlı Rasulayn bölgesindeki çatışmalardan kaçan yaklaşık 500 Suriyeli, Türkiye sınırına geldi. Böylelikle Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan destekli fetih ordusunun kazanımları kısa sürede buharlaşıverdi. İngiliz ipi Suriye’yi ele geçirmeye yetmedi.

Pensilvanya bağlantılı paralel yapının MİT tırlarına yönelik operasyonu bu aktardığım bilgilerin ışığında daha net görüntü veriyor olmalı. Amerika Türkmenlere dahi olsa Suriye’deki muhalif gruplara silah ve mühimmat yardımına karşı. Türkiye içinde kendisinin işbirlikçisi paralel yapının kadrolarını kullanarak Türkiye’nin Suriye’deki muhalif örgütlere silah ve mühimmat yardımlarını bir dönem durdurmayı başardı. Olay budur !

Twitter:@ oc32oc39

omurcelikdonmez@hotmail.com  

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

9 adet yorum var.

  1. John Art diyor ki:

    Dear Omur
    really very nice

  2. muharrem diyor ki:

    işid ramadi de 2000 civarında abd malı zırhlı araç ve 20 km menzilli gelişmiş howitzer topları ele geçirdi
    abd işid bu silahları ypg ye karşı kullandığında işid i vuruyor o kadar
    muhaliflerde ise bu toplar yok bir kaç km menzilli kornet leri var işid öncüpınarın yakınındakı savran ve azez e saldırdı
    savran düştü azez direndi düşmedi belkide türkiye müdahele etti
    muhalif lere 40 km menzilli türk malı panter topları verilirse savran ıda halep ide düşürürler inşallah
    bu ise akp nin 7 haziran ı kazanmasına bağlı

  3. telaferli mücahid diyor ki:

    bu coğrafyada Irakta Suriyede Türkmen bırakmadınız yüzbinlercesi evini yurdunu terketti işsiz kaldı parasız kaldı, canından malından oldu namusundan oldu bunun günahını kimse Allahına hesabını mahşer gününde versin

  4. esref diyor ki:

    Esad, Ingiliz destegi olmasa bugune kadar ayakta kalamazdi.Ingilterenin Suriyede destekledigi Esad dir. Diger taraftan Ingilizler Pydyi destekliyorlar.Ama Barzani ve Hizbullaha dusmanlar. Turkiye, Suud ve Katar ekseni ise Oso ve Fetih ordusunu destekliyor. Israil ise ulusal cikarlari sebebiyle Ingilizlerin yanindadir, Esadin gitmesini istemez ama guclenmesini de istemez. Iran Hizbullah ile Esadla ittifak halinde gorunuyor.Fakat Esadin yikilmasi ve Nusayrilerin Hizbullah catisi altinda birlesmesi en cok isteyecegi seydir.Sayet boyle olursa Rusyada bolgede Hizbullah ve Iran ile isbirligi yaparak, ulusal cikarlarini surdurebilir. Bu konuyu cozebilmek icin Isidin tarafini dogru tespit edebilmek gerekiyor. Isidi kim yada kimler kurdu?

  5. esref diyor ki:

    Sayet, Isid medyada yazildigi gibi bir Ingiliz anahtariysa isimiz zor demektir. Cunku bu durumda ortadoguda Ingiliz emperyalizmi ile Abd’nin catistigini soylemek mumkun olmaz. Ingilizlerin, Kobaniye Isidi saldirtip diger taraftan Abd ve Fransaya Isidi bombalatarak, Pyd’nin zafer kazanmasini sagladigi sonucuna ulasiriz. Diger taraftan ise Fetih ordusu ve Nusranin Esad’a karsi son zamanlardaki kazanimlarini Isid vasitasiyla yok ettigi sonucuna da ulasiriz. Ayni donemde Turkiyede Mit tirlari tartismalarinin yasanmasi, Perincek’in Suriye ziyareti sirasinda Nusranin askeri kanat liderinin, Esadin varil bombasiyla oldurulmesi, Erdogan’in isinin cok zor oldugunu gosterir. Turkiyenin ve Erdogan’in rahatlayabilmesi icin Abdde yapilacak secimleri Ron Paul’un kazanmasi gerekir. Ancak boyle olursa yeniden Bush zamaninda oldugu gibi Ingiliz emperyalizmi ile Abd emperyalizmi ortadoguda catismaya baslayacaktir.

  6. nesrin Derkenar diyor ki:

    zalimlerin alayına tüüüüüüüüüü topuna tüüüüüüüüüüü

  7. muharrem diyor ki:

    beşar da eşi sünni asıllı esma da ingilterede eğitim ve uzmanlık yapmış kişiler belki ingiliz vatandaşlıkları bile vardır

    BU ARA ÖNEMLİ KASIM SÜLEYMANİ SURİYEDE İMİŞ

  8. Komençero Aslı diyor ki:

    muharrem bey yorumlarınızı bir köşe yazısı gibi zevkle okuyor merakla bekliyorum iyiki varsınız

  9. muharrem diyor ki:

    son rakamlarhttp://www.analizmerkezi.com/secimlere-4-gun-kala-en-bilen-anketciden-son-rakamlar-58142h.htm

    -seçim günü önce doğudaki sandıklar açılaçak…paralel yapı elemanları binlerce kişiyle her sandıktan sonuçları tv kanallarına verecek hdp nin %30 larda başlayan oy oranları batıdan gelen oylarla aşağı inecek
    ve bu aşağı düşüş paralel kanallar tarafınca dramatize edilecek o gece ihtimal geç saatlere kadar sonuç alınmayacak veya alınmadı diyecekler yığınlar sokağa dökülmeye çalışacaklar
    rahat ve huzur bu vatana bu millete haram olsun diyen bu arkadaşlar akp iktidardan düşmesse yapacakları bir şey var oda…………………
    bu ara işid in aldığı savran beldesini öso koalisyonu geri almış
    işid donanım olarak iyi 20 km menzilli topları ve abrams tankları varki bunlar radarlı bunları kürtlere karşı kullanırsa abd müdahele ediyor öso ya karşı kullanırsa bir şey yok
    öso cesur ancak daha düşmanı görmeden av oluyorlar tek şansları araziye dağılmak
    hükümet memlekette bol miktarda ajan olduğu için bunlara ağır silah veremiyor
    abd ise işid in kürt haricindekilere saldırmasına ses cıkarmayarak türkiyeyi suriye ye girmeye zorluyor
    ülkemiz öso ya top ve ağır havan vermezse zafer zor
    aslında ülkemiz muhaliflere çok yardımlar yaptı ama silahların bazısı alanlar tarafından ya karşıya kaptırdılar yada sattılar
    yeni yeni rüzgar bizden yana dönüyor inşallah

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun