Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Arnavutluk zamanlaması! | Fikrikadim

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Arnavutluk zamanlaması!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Makedonya, yaşanan çatışmalardan sonra geçici bir sessizliğe gömüldü. Mayıs başından bu yana protestolarla sarsılan Makedonya’da, 8’i polis 22 kişinin öldüğü operasyonun ardından İçişleri ve Ulaştırma bakanları ile karşı istihbarat şefi istifa etti. Makedonya’da muhalefetin paylaştığı ses kaydıyla başlayan protesto gösterileri ve Makedonya emniyetinin Arnavutların yaşadığı bölgede 8’i polis 22 kişinin ölümüyle sonuçlanan operasyon, hükümeti karıştırdı, İçişleri Bakanı Gordana Yankulovska, Ulaştırma Bakanı Mile Janakievski ile güvenlik ve karşı istihbarat departmanının başkanı Sasa Mijalkov görevlerinden ayrıldı. Ama durun bu istifalar kendiliğinden gelmedi. İstifalardan önce ABD Makedonya Büyükelçiliğinden bazı görevlilerin adı geçen Makedon yetkililerle görüştüğü, istifaların bu görüşme sonrasında gerçekleştiği söyleniyor.

Daha da önemlisi Kumanova’da ki baskın sırasında öldürülen ve terörist olduğu iddia edilen Arnavutlarla, İçişleri Bakanı  Gordana Yankulovska ile karşı istihbarat departmanının başkanı Sasa Mijalkov’un irtibatlı olduğu ve telefon görüşmeleri yaptıklarına dair iddialar ileri sürülüyor. Hatta bu telefon görüşmelerin tapeleri bazı internet sitelerinde yayınlanmış. Makedonya’da koalisyonu oluşturan Arnavut Partisinden istifa eden olmamasını yorumlayan bir uzman, Makaedonya’da yaşayan Arnavut halkının büyük çoğunluğunu kargaşa ve savaş istemediğini söylüyor. Siyasi gözlemciler ise etnik çatışmanın her an başlayabileceğini ve Makedonya’nın güvenli ülke modundan çıktığının altını çiziyor.

Haksızda sayılmazlar. Dünkü yazımda belirttiğim gibi “Makedonya’da Arnavutların intikamı acı olacak!” bu bir temenni değil. Perşembenin gelişinin çarşambadan belli olması gibi bir şey. Balkanlarda diğer ulusların Arnavutlardan korktuğu da bir gerçek. Bu korkuyu besleyen şehir efsanelerinden biri de Kosova’nın Sırbistan ayrılma süreciyle başlayan Kosova Savaşı sırasında organ kaçakçılığı yapıldığı yolundaki iddialar. Kosova Özgürlük Ordusu’nun Arnavutluk sınırında kurduğu toplama kamplarında aralarında Sırplar’ın da bulunduğu çok sayıda rehineyi öldürüp organlarını karaborsada sattıkları iddia edilmiş ancak bu iddialar hiçbir zaman doğrulanamamıştı.

Günümüzde ise Balkanlarda farklı ülkelerde yaşayan Arnavutlardan korkulmasının en önemli nedenlerinden birisi de Suriye ve Irak’a savaşmaya giden oradaki radikal İslamcı örgütlere katılan Arnavut gençlerinin sayısının hayli kabarık olması. Bu katılımı teşvik edenler arasında Arnavut asıllı din adamlarının da bulunduğu biliniyor. Arnavutluk doğumlu hadis uzmanı Muhammed Nasreddin el Arnavuti’nin yetiştirdiği talebeler de bu katılımları teşvik ediyor. Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Kültür Bakanlığı, IŞİD’e yakınlığıyla bilinen kişilerin kitap ve makalelerinin yayımlanmasını ve bu müelliflerin Kuzey Irak’a girmelerini yasakladı.

Yasaklanan  Selefi/Vehhabi yazarlar arasında sözünü ettiğim Muhammed Nasreddin el Arnavuti’de bulunuyor. Fakat kitaplarının yayım ve dağıtımı ile Kuzey Irak’a girmesi yasaklanan Muhammed Nasreddin el Arnavuti, 2 Ekim 1999 Cumartesi günü Ürdün’ün başkenti Amman’da vefat etmişti. Rus istihbarat raporlarına göre; Amerikan gizli servislerinin Balkanlardaki en güçlü faaliyet sahası Kosova. Kosova’nın nüfusu yaklaşık iki milyon. Bu nüfusun yaklaşık % 90’ı Müslüman. Müslümanların da % 80’ini Arnavutlar oluşturuyor.

Kosova’daki Ferizay (Ferizovik) kenti yakınlarındaki Presevo Vadisi’nde kurulu ABD askeri üssü Bondsteel Camp’ta şimdiye kadar en az 500 civarında Selefi Arnavut’a silahlı eğitim verildiği iddiaları diğer Balkan uluslarını korkutmaya yetiyor artıyor bile. Lakin bu korku asılsız değil çünkü Amerikan üssünün üssün bulunduğu Ferizovik şehrinden IŞİD’e katılımın fazlalığı söz konusu. Arnavut yöneticilerinin de bu korkularını abartmak isteyenlere yardımcı oldukları söylenebilir. Nitekim 2 Şubat 2015’te Kosova İçişleri Bakanı İskender Hüseyni,  IŞİD’e katılan Kosovalı sayısı 300 civarında olduğunu açıklamıştı.

Selefilik uzun süredir Balkanlarda tutunmaya çalışıyor. Suud destekli bu dini akımın en popüler olduğu ve ilgi gördüğü sosyal topluluk Arnavutlar. Çiftçi, tarla süren, bahçıvan,  tarım yapan insan gibi Arnavut etnik ismine yönelik yorumları kabul etmeyen genç kuşak, Ar-na-vut etnik adının açılımını; “Allah yolunda savaştan geri dönmeyi ar edinenler” şeklinde yapmayı seviyor ve anlamı içselleştiriyor. Batılılar Arnavutları Otto von Bismark’ın “Arnavut diye bir millet yoktur” sözlerinden yola çıkarak asimile etmeye uğraşıyor. Bu anlayışa göre Arnavut milleti yoktur ve Arnavutluk bir yer adı yani coğrafi bir terimdir.  Amaçları Arnavutluk devletini İtalyanların mezbeliğine dönüştürmek.

Balkanlara yayılan Arnavut nüfusa, Arnavutların bağımsızlık mücadelesine bakıldığında görüyor ki Arnavutlar var ve Balkanların en güçlü siyasi aktörleri arasında yer alıyor. Arnavutlar bağımsız bir devlete kavuşmalarında, Osmanlı rolünün farkında. 28 Kasım 1912’de Arnavutluk bölgesinin Osmanlı Devleti’nden bağımsızlığını ilan eden Arnavut liderler, Osmanlı İmparatorluğu’nun ordusunda ve diğer kurumlarında yetişmişlerdi. Hatta Bunlardan biri de İtalyan Mason locasına kayıtlı İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ve Arnavutluk Devleti’nin kurucularından İbrahim Temo idi. 2012’de  Arnavutluk, 100. yaşını görkemli bir şekilde kutladı. İkinci Arnavut devleti de Sırbistan’dan ayrılan Kosova’da kuruldu. Şimdilik iki devlet bir millet olan Arnavutluk ve Kosova, önümüzdeki yıllarda birleşmenin yollarını arayacaktır.

Arnavut siyasiler zaman zaman bu niyetlerini faş ediyor. Nitekim Kosova Başbakanı Haşim Thaçi; Arnavutların iki ayrı devlet kurduklarının gerçek olduğunu vurguladıktan sonra “Avrupa ailesi içinde tek bir devlet içinde yaşamak çok daha iyi olurdu” demesi, bu niyeti çok açık şekilde ortaya koymuştu. Arnavutluk ve Kosovalı yetkililer ellerinden geldikçe birleşmenin zemini hazırlayacak adımlar atmaktan geri durmuyor. Farklı Balkan ülkelerindeki Arnavutların işbirliğine yönelik bu adımlardan biri de Arnavutluk, Kosova Makedonya, Karadağ ve Sırbistan’ın güneydoğusundaki Preşova Vadisi’nde bulunan bazı belediyeler arasında Arnavut Belediyeleri Milli Meclisi’nin kurulmuş olması.

Ancak Sırplar kendilerinden koparılan bir parça gözüyle baktıkları Kosova’ya hiçte dostluk hisleri beslemiyor. Kosova ile tarihi, kültürel, etnik ve dini bağları bulunan Arnavutluk’un da Kosova’ya yaklaşımlarından rahatsızlar. 10.11.2014’te Sırbistan’ı ziyaret eden Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Arnavutların çoğunluğu oluşturduğu Kosova’nın ‘geri döndürülemez şekilde bağımsız’ olduğunu  söylediğinde kızgınlığı yüzünden okunan Sırp mevkidaşı Aleksander Vuçiç, Kosova’nın Sırbistan’ın bir parçası olduğunu savunmuştu.

Bir yıl önce Belgrad’daki tarihi buluşmadan sonra Kosova konusunda; Arnavutluk ve Sırbistan arasındaki görüş ayrılıklarını bir kez daha su yüzüne çıkardığı yorumları yapılmıştı. Arnavutluk ile Sırbistan arasında ilişkiler 1999’da Kosova’daki savaş ve ardından Kosova’nın 2008’de bağımsızlığını ilan etmesinden sonra daha da gerilmişti. Önceleri Yugoslavya’nın bir parçası olan Kosova, Yugoslavya’nın dağılmasının ardından Sırbistan’a geçmişti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Arnavutluk temasları,  bence Türkiye Dışişlerinin müthiş bir zamanlaması. Çünkü Kumanova’da öldürülen 14 Arnavut, 8 Makedon polisinin mezarlarının üstündeki toprak kurumadan Arnavutluk’a yapılan bu ziyaret, Türkiye’nin Arnavut milletine verdiği değer ve önemi göstermesi açısından stratejik bir diplomasi. Türkiye bir taraftan Kumanova’da evleri zarar gören Arnavutlara insani yardımda bulunurken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da, resmi ziyaret gerçekleştirdiği Arnavutluk’ta intikam nöbetine tutulması muhtemelen Arnavut toplumu teskin edecek, rahatlatacak bir söylem kurguluyor, Ohri Anlaşması‘yla sağlanmış olan barışın zarar görmemesine vurgu yapıyor, dikkat çekiyor.

Arnavutluk’taki cami açılışlarını Arnavut Bektaşilerinin liderlerinden Baba Mondi ve diğer Arnavut yetkililerle gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasını dinleyen farklı din ve inanıştaki binlerce Arnavut’un tezahüratları, Türkiye’nin Balkanlardaki nüfuzunu gösteriyor. Bir Arnavut dostum; Papa geldiğinde dahi bu kadar büyük kalabalık toplanmadığını, belki Arnavutların sevdiği ABD başkanı Obama gelse ancak bu kadar kalabalık toplanabileceğini belirtti. Sözün özü şu;  Türkiye Arnavutları seviyor, Arnavutlar Türkleri ve Türkiye’yi seviyor, Türkiye Balkanlarda kaos istemiyor.

Twitter:@ oc32oc39

omurcelikdonmez@hotmail.com   

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

5 adet yorum var.

  1. abdurrahim zararsız dedi ki:

    Sayende sadece bir haber başlığı olarak okuduğumuz olayların arka planlarını tüm detayları ile öğreniyoruz. Kalemin daim olsun…

  2. angel dedi ki:

    çocuklar ölmesin yeşil kalsın hep gönlümüzdeki zeytin dalı

  3. Hüseyin Ertaş dedi ki:

    Aklımız fikrimiz Ortadoğu olunca, Balkanlar psikolojik olarak bize hakkaten uzak geliyor ve balkanların çoğunluğu Hristiyan dininden olunca, ayrılık, çatışma vs. motivasyonlarını anlayamıyoruz. Niye böyle uzak geliyor bir analiz gerek aslında. Bu kadar yazmana ve hepsini okumana rağmen mesela Avrupa’nın burnunun dibindeki bu adamların Vehhabilikte cazip olan ne bulduklarını anlayamıyorum. Çatışmalarının sosyo ekonomik temellerini anlayamıyorum. Sosyo ekonomik yapılarını anlamak için daha çok okumak gerek sanırım.

  4. muhacir Hüsmen aga dedi ki:

    te be kızanım, gavurcuklar karıştır durur bızım memleketı. dedım ben kardaşçazıma oyuna gelmayın bre

  5. Arnavut Ramiz dedi ki:

    A be Debreli Asan
    Tuna boylarından
    Arda boylarına at martini inlesin cihan

Bir yorum bırak

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
Okyanus Finansmanı ve İpotek Limited: Okyanus Finansmanı ve İpotek Limited
2017-06-06 02:20:10
yorum ikonu
2017-04-21 18:04:31
yorum ikonu
2017-04-21 10:13:45
Facebookta bizi bulun
Bloga e-posta ile abone ol

Sitemize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.