F Tipi yapının CIA ve FBI bağlantısı – Fikrikadim

F Tipi yapının CIA ve FBI bağlantısı

F Tipi yapı günah keçisi. Türkiye’deki bütün melanetleri adı geçen yapıya fatura etme moda artık. Her türlü yolsuzluğun, bürokrasideki hantallığın, hatta ve hatta PKK ile Hizbullah cemaati arasındaki çatışmanın müsebbibi. Darbe üstüne darbe planlayan onlar, yasadışı dinleme yapan onlar, masum generalleri Silivri cezaevine doldurup hayatlarını zehir eden yine onlar. Hızını alamayanlara göre eski bakan Zafer Çağlayan’a Rıza Zerrab tarafından hediye edilen bir milyon liralık saatin, sorumlusu dahi onlar. Öyle ya onlar takip etmeseydi ve kamuoyuyla paylaşmasalardı, kimin haberi olacaktı? Dört bakan eskisi Başbakanın talimatına rağmen Yüce Divan’da yargılanmamak için aslanlar gibi direniyor. Traji komik bir durum vesselam.

Fetullah Gülen’in Türk Hükümetiyle nizasına şaşmamak mümkün değil. Sözde bu muhabbet fedaileri her şeyi Türkiye’nin tanıtımı için yapıyorlardı ve İslam’ın “Gülen” yüzü oluyorlardı. Gönül diliyle konuşuyorlardı, iyi kötü, doğru yanlış, güzel çirkin bütün faaliyetleri, sihirli ve bir o kadar da mukaddes anlamlar yüklenen “Hizmet” kavramının kapsamındaydı. Ben dahi aleyhte bir söz etmeden önce bin düşünür bir konuşmaya özen gösterirdim. Laf aramızda Hocaefendinin manevi gazabına uğrayıp çarpılmaktan korkardım. Bu korkumun ne kadar yerinde olduğuna sanırım hak verirsiniz. Kendilerinden olmayanları nasıl çarptıkları deşifre olunca, en dehşet korku filmlerinden daha beter bir ürperti yaşadığımı söylemeliyim.

Bunlar çok yazıldı çizildi, halen tartışmalar sürüyor. Anadolu deyimiyle bu hamur daha çok su kaldırır. Dünyada ve Türkiye’de onlar için “İslam’ın gülen yüzü, gönül diliyle konuşan insanlar” falan denilmiyor. 17 Aralık darbe girişimlerinden sonra yetkili makamların tavsiyesiyle “Paralel yapı” ifadesi kullanılıyor. Bu örgüte yönelik adli ve idari operasyonlar hükümetin öncelikleri arasında. Sonuç alınabilecek mi? Bilemiyorum. At izi it izine karışabiliyor. “Paralel Yapı”nın adamı diye akalası olmayanların görev yerleri değişiyor, bir bakıyorsunuz Himmet toplantılarının, maklube sofralarının vazgeçilmez siması kaşarlı yalaka takımı halen köşe başlarında. O zamanda kendilerini kullandırıyorlardı şimdi de. Değişen bir şey yok yani.

Atlar tepişir otlar ezilir. O nedenle kraldan fazla kralcı olmaya gerek yok. Bugün tu kaka muamelesi çekilen Fethullah Gülen bir bakmışsınız baş tacı edilivermiş. Alın size Abdullah Öcalan örneği. Yıllardır bebek katili dediğimiz İmralı sakininden devlet ve milletçe medet umar hale geldik, getirildik. Demek istediğim derin devlet veya bazılarının kullanmayı sevdiği derin millet, istediğini ak ilan eder istediğini kara. Sebep? Şartlar onu gerektiriyordur da onun için!

Paralel Yapı’nın başındaki ismin Türkiye’ye iadesi için çalışmalar yapılıyor. Bu kapsamda Danıştay 10. Dairesi, ABD’de yaşayan Fethullah Gülen’in yeşil pasaportunu ‘yanıltıcı bilgiler verdiği’ gerekçesiyle iptal eden Erzurum Valiliği’ni haklı buldu. Danıştay kararında, “Yeşil pasaport için doğru olmayan bilgiler verdi ve idareyi yanılttı” denildi. Danıştay’ın bu kararından sonra Fethullah Gülen, ABD’de ‘pasaportsuz’ göçmen konumuna düştü. ABD’nin Gülen’i iade etmeyeceği ortada. Şimdiden ona Türkiye’nin elinin uzanamayacağı bir statü ve yer araştırılıyor.

ABD’li ünlü gazeteci William Engdahl Türkiye’de katıldığı bazı televizyon programlarında ve kendisi ile yapılan söyleşilerde; “Gülen okullarının ABD istihbarat servisi CIA tarafından kurulduğunu, Gülen Örgütü’nün Türkiye ve tüm Avrupa için çok tehlikeli” olduğunu gündeme taşıyor. Peki, kim bu William Engdahl? 1944 yılında ABD’nin Minneapolis eyaletinde doğan Engdahl, Princeton Üniversitesi’nde hukuk, Stockholm Üniversitesi’nde de ekonomi okudu. İlk kitabı dünya petrol politikaları hakkında yazdığı “Savaş Yüzyılı” oldu. Serbest gazeteci olarak makaleler yazan Alman asıllı Amerikalı William Engdahl Almanya’da yaşıyor. Türkiye’de daha çok GDO’lu bitkilerin yasaklanması hakkındaki makaleleriyle tanınan William Engdahl, alışageldik konuların dışına çıkarak Gülen cemaati ile ilgili bilgiler paylaşıyor.

William Engdahl “Gülen’in Okullarını CIA Yönetiyor” iddiasında. Ona göre; “Fethullah Gülen, muhtemelen Graham Fuller de dahil bir çok kişi sayesinde, 1999 yılında ABD’ye önerildi. Türk ordusu da onu sürgün etti. Çünkü Türk Devleti’nin kurumlarına karşı tehdit oluşturmaktaydı.” F Tipi örgütlenmenin Avrupa’da özellikle Almanya’daki faaliyetleri ile ilgili Türkiye kamuoyunun bildiklerini resetleyen farklı bilgiler veren William Engdahl, F Tipi yapının Almanya’da “Hayatlarına yön verememiş, toplumun çok kolay marjinalize edilebilecek katmanlarından gelen Alman gençlere Almanca Kur’an dağıttığını, Daha sonra, onları cemaatin denetimindeki özel ”dini okullara” çektiklerini söylüyor.

Bu okullar tabiri caizse bir Türk imamı olan ve CIA ile yakın bağlantıları olan Fethullah Gülen tarafından yönetiliyor ve bu çocukları davalarına katma amacı güden dünya çapında bir okul zinciri mevcut. Daha sonra onları, savaş deneyimi kazanmaları için Suriye ve başka bölgelere gönderiyorlar. Gençlerin psikolojik zafiyetlerinden azami ölçüde faydalanıyorlar.” Bkz Amerikalı Gazeteciden Fethullah Gülen’e İlişkin Şok İddialar (http://www.turkishny.com/headline-news/2-headline-news/169494-amerikali-gazeteciden-fethullah-gulene-iliskin-sok-iddialar) Bu haberi aktardığım TurkishNY Haber Portalı internet sitesinin; 2004 yılından bu yana New York’tan yayın yapan, ABD’nin en çok ziyaret edilen Türk Amerikan haber portalı olduğunu bilmenizi isterim.

TurkishNY Haber Portalı’nda yer alan ve okuduğunuzda bu kadarda olmaz diyeceğiniz bir başka olayda; Fethullah Gülen’in onursal başkanı olduğu Raindrop Türk Evi üyelerine, FBI tarafından silah eğitimi verildiğinin ortaya çıkması. TurkishNY Haber Portalı’nın 27 Aralık 2014 tarihli ve “Raindrop Türkevi Üyeleri Silah Eğitimi Almış!” başlıklı haberinde şu malumat aktarılıyor, “Paralel yapı operasyonunda hakkında yakalama kararı çıkarılan Fethullah Gülen, FBI’ın bölgedeki Müslümanları fişlemek için işbirliği yaptığı kurumların başında gelmesinin ardından şoke edici bir başka gerçek daha gün yüzüne çıktı. Gülen’in onursal başkanı olduğu ve cemaatin Amerika’daki çatı eğitim derneği olan Raindrop Türk Evi’ninde eğitim dışı faaliyetler yürüterek sistematik şekilde FBI ajanlarını konuk ettiği belirlendi. Vakfın internet sitesindeki bültenlere göre FBI ajanları vakfa takdir sertifikası veriyor ve vakıf üyelerine içinde silahlı eğitimin de yer aldığı FBI Vatandaşlık Programı’na katılmaları önerisinde bulunuyor.

Raindrop Türk Evi’nin Sosyal Bilimler ve Liberal Sanatlar Koleji’yle birlikte ortaklaşa verdikleri “Bir başka 11 Eylül’ün önüne geçmek için medyanın rolü” konulu panele katılanlar arasında eski FBI ajanı ve siyaset bilimler profesörü ve terörizm uzmanı Don K. Clark yer alıyor. Vakıf 1 Mart 2011 tarihinde de Oklahoma Şerifi John Whetsel’i ağırlıyor. Sitede yer alan habere göre katılanlar arasında FBI’in Oklahoma Bürosu’nda görevli James Finch’in de yer aldığı bilgisine yer veriliyor. 24 Eylül 2009’daki toplantıya katılan Warrener, üyeleri 8 ay süren vatandaşlık programı’na davet ediyor.

FBI’in Vatandaşlık Programı’nda ise silahlı eğitim de yer alıyor. 15 Ekim 2009 tarihinde ise FBI’nın Kansas Büro Şefi ve 15 kişilik büro çalışanlarıyla kahvaltıda bir araya geliniyor. Vakfın El Paso şubesinde 17 Kasım 2010 tarihinde 6. Yıllık diyalog ve dostluk yemeği veriliyor. Hazırlanan haber bülteninde katılımcıların yanı sıra FBI ajanlarının da yer aldığı yazılıyor. 19 Ağustos 2010’daki yemekte FBI’ın Jackson büro ajanlarından Daniel McMullen ağırlanıyor.” Bkz (http://www.turkishny.com/headline-news/2-headline-news/169482-raindrop-turkevi-uyeleri-silah-egitimi-almis)

Ne demişti Ziya Paşa; “Ayinesi iştir, kişinin lafa bakılmaz şahsın görünür rütbe – i aklı eserinde” evet gerçekten CIA ve FBI ile işbirliği yapabilecek kadar kendi değerlerine, ülkü ve ülkelerine yabancılaşan bu muhabbet fedailerine şaşmamak mümkün değil. Son sözü yine Ziya Paşa söylesin; “Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir” 

Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com 

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

10 adet yorum var.

  1. Proleterya dedi ki:

    küresel sermayenin dümen suyunda geziyorlar
    daha ne bekliyorsunuz?
    bu kadar saf olmayın sizde

  2. ÇAĞDAŞ dedi ki:

    William Engdahl diyor ki; Gülen cemaati avrupadan Işid e katılacak insanları CİA ile birlikte devşirmiş!!!

  3. uray dedi ki:

    maske düştü kel göründü desenize

  4. muharrem dedi ki:

    AYET:

    Kur’an’da şöyle buyruluyor: ”Ey îman edenler Yahudî ve Hrıstiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirlerinin dostlarıdır. Kim onları dost edinirse, o da onlardandır.”(Maide:51).

    HADİS:

    Hz. Peygamber: ”Kim başka bir millete (başka inançtan insanlara) benzemeye çalışırsa, oda onlardandır.” buyurmuştur.(Ebu Davut)

    -o hizmet diye ayağa kalkan grubun vardığı nokta ne kadar hazin ne diyor abd li gazeteci
    ABD’li gazeteci William Engdahl: Gülen’in okullarını CIA yönetiyor
    Gülen okullarının ABD istihbarat servisi CIA tarafından kurulduğunu söyleyen Engdahl, ”Gülen Örgütü’ Türkiye ve tüm Avrupa için çok tehlikeli” dedi.

    birde uzlaşı cağrısı var uzlaşının şartı hırsızlıkları itiraf ve özür gülen in son uzlaşma açıklaması…
    saldırı öncesi son uyarı gibi.
    son bir defa saldıracaklar gibi…
    Son defa ve en güçlü şekilde…
    Bekleyip göreceğiz.

  5. muharrem dedi ki:

    Milli İrade Platformu’nun imzasıyla yayımlanan ilanın ardından Gülen Cemaati’nin ‘Demorasiye Darbe’ başlıklı bir ilan daha vermesi dikkat çekti.
    Bildiride: “Aşağıda ismi zikredilen biz imzacılar, kamuoyunu Türkiye’de demokrasiden sapma yönündeki kaygı verici bir sürece dikkat kesilmeye çağırıyor, AKP hükümetini bu girdiği tehlikeli yoldan dönmeye davet ediyoruz.” denildi.

  6. yasin kurnaz dedi ki:

    men dakka dukka,
    çalma kapı çalarlar kapını,
    etme bulursun dünyası

  7. abbas tevfik dedi ki:

    Pes… Bu kadar olur yani, Allah aklimiza mukayyet olsun.

  8. leyla duman dedi ki:

    yuh artık
    şimdi hangi dilden konuştukları daha iyi anlaşılıyor
    dolar dili bu Sam Amcanın dili
    emperyalizmin dili

  9. semih dedi ki:

    Abd li bu ünlü gazetecinin açıklamaları beni hiç sasirtmadi. F.g nin Abd de kalması için referans olan kişilerin listesinin en başında ilk iki sırada bulunan kişilerin kim olduğunu bilmek bu açıklamayı zaten ortaya çıkarmıştır. Kim bu iki kişi birincisi CIA nin Balkanlar ajanı İspanyol George silas, Ikincisi ise Graham edmund fuller hee bu adamlar ile kol kola olan kim F.g. Emperyalist Güçlerin Sözcüsü olmuş adam. Her fırsatta Türkiye gündemi ile alakali açıklama yapan kişi nasıl bir cemaatin lideri olabilir ki. Yanında uzun zaman kalmış kişilerin açıklamaları orta yerde.Gelelim Türkiyedeki hırsızlık adı altında kurulan tezgaha yahu yıllar önce Adnan Menderese ve Ziraat Bankası için yapılan tezgahin aynı versiyonu ama zaman değişik tezgah aynı. Şurası da var ki bizim siyaset sistemimizde ve şahsi menfaat için siyaset yapan yok değil. Geçmişte de vardı şimdide vardır. Bu kişinin şahsi karakteri ile alakalı bir durumdur. Bu zemini ortadan kaldırmak gerekir. Unutmayalım ki tezgahı kuranlar daha büyük tezgahları ile saldırmaya devam Edecekler. Biz bir ve beraber olur inancımızi sağlam tuttugumuz müddetçe Allah’ın izni ile bu tezgahları yıkar geçeriz. Son olarak birşey söylemek isterim. Sesli Makalede bi simit in enteresan bir makalesini dinledim.Cumhurun Reisi ve Cifir Savaşı ile alakali çok enteresan geldi!!!!!

  10. Tahsin dedi ki:

    FG’nin CIA ve FBI bağlantıları bir yıl öncesinde gerçekleşen 17/25 Aralık ihanetine kadar sırıtmıyordu. Hatta ABD ile iyi ilişkileri faydalı bile oluyordu. Ne zaman 17/25 ihaneti ortaya .çıktı, sırıtmanın ötesine taştı. Şimdilerde Ciamaat dediğimiz yapıda görev yapan yakın arkadaşlarımız var. Onlara daha önce bu CIA ilişkisini sorduğumuzda, 1980’lerde CIA tarafından “keşfedildiklerini” ondan sonra da onların korumasında hizmetleri dünya çapında yaygınlaştırmaya çalıştıklarını ifade ediyorlardı. “Peki aldığınız bu hizmete karşılık sizden onların da bir talebi olacak, adamlar kendilerini tek taraflı kullandırmazlar herhalde” dediğimde mantıklı bir yanıt alamamıştım. Sanırım alt seviyede olan bu “hizmet erbabı” arkadaşlara yukarlarda kimin kime ne sözleri verdiğini anlatmıyorlardı. Hocalarına besledikleri “aşk-ı muhabbet” her türlü tanımın ötesindeydi ve korkarım ki hala da öyledir. Alacakları hasarın az olması için artık “vuruşarak çekilme” taktiği uyguluyorlar. İnanın üzülüyorum ama yapacak bir şey yok. Yönetime ihanetin cezasız kalması zor. Allah müstehaklarını versin. Amin.

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun