Haftanın yayınevi Büyüyenay - Fikrikadim

Haftanın yayınevi Büyüyenay

“Kitap ve Ay, arada ne gibi bir ilişki var?” diyebilirsiniz. Evet, ilk görünüşte öyle duruyor ama sorunuzun cevabını Büyeyenay yayınlarının anlamlı açıklamasında bulabiliriz…

Kitap ve Ay… Ne müthiş bir ikili… Bir zihinleri ve gönülleri aydınlatıyor, oradaki karanlıklarla mücadele ediyor, diğeri büyüleyici ışığıyla geceyi aydınlatmakla kalmıyor, gönle düşüyor ilham oluyor… Ve insan ruhuna ümidin açılımlarını dalga dalga yayıyor. Böylece Ay Kitap oluyor, Kitap da Ay… İkisi de kutlu bir idealde birleşiyor… Gökyüzü ve yeryüzü buluşuyor… Medeniyetin yapı taşı oluyor, onu taşıyor… Bizler Ay’dan ilham alarak adımıza Büyüyenay dedik…

Büyüyenay yayınlarının hedeflerini ise şöyle özetleyebiriliz sanırım;

“Medeniyetimizi taşıyan bütün eserlerin her biri bizim icin birer kültür hazinesidir. Kimileri unutulmuş, kimileri unutturulmuş, kimileri de mütevazılığından görünmez olmuşlar. Işığını, ilhamını, enerjisini insanlığın temel, vazgeçilmez değerlerinden, erdemlerinden alan bütün bu eserlere gönülden bağlıyız. Büyüyenay yapabildiği kadar bu hazinelere taliptir.”

Ay… Büyüyenay dedik adımıza. İstiyoruz ki çıkaracağımız eserleri onun halesi kuşatsın…


 

Mustafa bin Bâlîkitap63

Risâle-i Kiyâset-i Firâset / İlm-i Firâset / Yüzler Hali Söyler

Mizaçlar, Huylar, Uzuvlar, Dimağ, Kalp, İnsanın Dönemleri, İnsan Türlerinin Ahlâkı, Irklar, Beldeler, Mekânlar ve İklimler…

İnceleme-Sadeleştirme-Metin-Tıpkıbasım
Hazırlayan: Dr. Ramazan Sarıçiçek

 

İnsan bedeni ve özelde de insan yüzü ilâhi hikmetin cüzlerinden biri. Her insan, öncelikle yüzüyle biricik ve eşsiz. Ve bu özelliğiyle yüz, insanın insana açıldığı ilk kapı. Her şey bundan sonra başlıyor. İnsanın insan kardeşleriyle ilk iletişimi çoğu zaman başka bir şeye hacet bırakmayacak şekilde gözün yüze açılmasıyla, yüzün göz tarafından algılanmasıyla gerçekleşiyor.

İnsan yüzü suskun bir lisandır denmiş. Ruh ve sîmâ bir nevi aynı lisanı konuşuyorlar. Çünkü her sîmâ yaratılışıyla ruhun dilini terennüm ediyor: Yüzler var güvenli bir liman… yüzler var kapalı bir kutu… yüzler var heves avcısı, insanın bitmeyen özlemi… yüzler var tamamlanmamış… yüzler var başkasının hasreti ve kendisinin gurbeti… yüzler var başkasına yargıç, kendine gafil… yüzler var başkasına zalim, kendisine hain… yüzler var perdesi hiç inmeyen bir tiyatro… yüzler var başkasına tehdit, kendisine istismar… yüzler var başkasına küçümseme, kendisine kibir…

Kadim zamanlardan başlayarak hikmet erbabları, filozoflar ve psikologlar insanın görünüşü ve yüzünden hareketle mizacı, kişiliği ve ahlâkı hakkında dile getirdikleri görüşlerini kıyafetnâme, ilm-i firâset, ilm-i sîmâ, fizyonomi diye adlandırdıkları disiplinler içinde ele aldılar. Medeniyetimizden Kindî, Muhyiddin Arabî, Fahreddin Razî, Hamdullah Hamdi, Erzurumlu İbrahim Hakkı… Batı medeniyetinde ise Hipokrat, Lavater, Kretschmer, Sheldon…  bunlardan bazıları. Çağdaş filozoflar da “insan yüzdür” dediler ve yüzü “etik varoluşun, insanî gerçekliğin başlangıcı” olarak gördüler.

İlm-i Firâset’te sadece insan yüzü değil, insanın görünen bütün uzuvları ile mizaçlar, huylar, dimağ, kalp, insanın dönemleri, insan türlerinin ahlâkı, ırklar, beldeler, mekânlar ve iklimler açısından insan gerçeğine yapılan bir araştırma söz konusu. İnsanın hakikatinin dış ve iç yüzünü birlikte ele alan İlm-i Firâset bu konuda yazılmış ve kendisinden önce yazılanları sistematik bir şekilde ve ilmi bir disiplin içerisinde ele alan yetkin bir çalışma.

SBN: 978-605-5166-41-0
Ebat: 15 x 21.5
Sayfa: 384 + 128 sayfa Tıpkıbasım
Fiyatı: 32.00 TL.

 

Konuşma Adabı-Âdâb-ı Makâlyeni2

İnceleme-Günümüz Türkçesi- Metin-Tıpkıbasım

Hazırlayan: Dr. Ahmet Kayasandık
2. Baskı

İletişim bir dil işi midir? Yoksa gönül işi mi? Konuşma Adabı bu soruları cevap­landırıyor. Çağın düşünürleri iletişimin bir mucize olduğunu söylediler. İnsan­ların kendilerini yegane ifade aracı olarak konuşmaya hasrettikleri günümüzde, tersine yalnızlıklar katmerleşiyor. Görünürde teknik donanımın da yedeğinde varmış gibi görünen iletişim ruhlarda gerçekleşmiyor. Konuşma bunun için mu­cize. Bu mucizeyi 1588 yılında kaleme alınmış Adâb-ı Makâl-Konuşma Adabı bütün ayrıntılarıyla ele alıyor. Konuşmanın temelinde yer alan kalbin niyetleri, ruhun psikolojik süreçleri ve bu niyet ve süreçlere eşlik eden duygu ve düşünceler, haller bunlardan bazıları. 
Sadece akıl ve düşünceden doğan konuşma bencilliğin ve şiddetin avukatlığına dönüşebiliyor. Çağımız önce davranışlardaki şiddeti tanıdı, şimdilerde de yayı­larak söze kadar yükselişini. O zaman konuşma için akıl ve bilgi dışında başka ölçütler bulmamız gerekiyor.Konuşma Adabı bu ölçütleri duyuran bir eser. Ko­nuşmanın önce bireysel sonra da toplumsal iyiliğin taşıyıcısı olmasının iç şartla­rını gösteriyor.

448 Sayfa
Ebad: 13.5 X 21
Fiyatı: 25.00. TL.

 

 

Hazreti Ali Cenkleri

Hazırlayan: İsmail Toprak

Hazreti Ali Cenkleri, medeniyet dünyamızın meydana getirdiği ve adeta değerler dünyamızın bir parçası hâline gelen bir eser. 1950’lere kadar çeşitli varyantlarıyla evlerde, aile meclislerinde, kıraathanelerde ve insanların bir arada bulundukları her ortamda okunan, anlatılan, konuşulan hikâyelerden oluşmaktadır. Bugün yaşları elliyi aşmış herkesin hatıralarında değerli ve özel bir yere sahip olan Cenknâmelerde olağanüstü olaylar yanında güzel ahlâk, erdemler ve insanı yücelten değerler de anlatılmaktadır. Bir ideal sahibi olmak, hangi şartlarda olunursa olunsun kötülükle mücadele etmek, sahip olduklarını paylaşmak, merhamet, doğruluk, mertlik, sadakat, cesaret… velhasıl insanı yücelten birçok vasıf Hazreti Ali Cenkleri yoluyla insanımızın ruh ve gönül dünyasını aydınlattı, zenginleştirdi.

Her insanda bulunmasını özlemle isteğimiz safiyet ve samimiyet Cenklerin baş kahramanı Efendimizden başlayarak, Hazreti Ali ve çocukları ve sahabelerde ideal halini bulmakta ve hikâyeler boyunca dalga dalga yayılmakta. Onlar, güzellik ve iyilikle dolu halleriyle, ruhumuza dokuna dokuna safiyet ve samimiyetin eşsiz örneklerini bize yaşatmaktadırlar. Şimdi de adeta realitenin betondan duvarına çarpa çarpa sürdürdüğümüz katılaşmış hayatımıza Hazreti Ali Cenkleri adeta akan su gibi,rengiyle ve gıdasıyla samimiyetin sembolü olan süt gibi, geceleyin gökyüzünde bir sevinç nişanesi halinde asılı duran yıldızlar gibi, masumiyetini asla yitirmemiş masmavi gökyüzü gibi yepyeni bir insan bilinci ve taptaze bir bahar iklimi sunmaya hazır bekliyor.

480 Sayfa, Dikişli
Ebat: 13.5 X 21
Fiyatı: 30.00. TL.

 

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Yorumlara kapalıdır.

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun
Bloga e-posta ile abone ol

Sitemize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.