Sünni cephe tahkimatı yapıyorsa neden Mısır’ı kaybetmeyi göze aldı? | Fikrikadim

Sünni cephe tahkimatı yapıyorsa neden Mısır’ı kaybetmeyi göze aldı?

Nihal Bengisu Karaca

 

TÜRKİYE IŞİD’e karşı kurulan çekirdek koalisyonun muharip gücü olmayı istemedi, Cidde’deki bildiriye imza atmadı. Durumu IŞİD’e mezhebi yakınlık duyma, Sünni cephe tahkimatı yaparken IŞİD’i karşısına almamaya gayret etme saikleriyle açıklayabilen şaşkınlar var.

 

Türkiye’nin, sınırındaki aşırılık yanlısı, tekfirci ve saldırgan bir örgütle baş etmek gibi bir zorunluluğu elbette var. Ancak ABD iki vatandaşı öldürülünce tehlikeye “şimdi” aydı ve “Peşime takılın” çağrısı yaptı diye hizalanma zorunluluğu yok. Muharip güç olarak bulunmayı kabul etseydi bizim muarızlar tarafından emperyal güçlerin kuklası olmakla suçlanacaktı, etmediği için de mezhepçilik yapmakla itham ediliyor.

 

Sebep Suriye ile öne çıkan mezhep dinamikleri. Türkiye’ye mezhepçilik yaptı diyecek isek, İran ve Suudi Arabistan gibi sahiden mezhepçilik yapmış bölge ülkelerine ne diyeceğiz gerçekten merak konusu.

 

Şimdi IŞİD üzerinden yeniden “Sünni cephe” tezini dile getirilenler, iddia etmekten çok hoşlandıkları“Türkiyenin yalnızlığı” teziyle de çelişiyorlar.

 

Çünkü eğer Türkiye iddia ettikleri gibi mezhepçilik yapsaydı, yine kendilerinin iddia ettiği gibi yalnız kalmazdı.

 

İbrahim Kalın’ın “değerli yalnızlık” dediği durumun nedeni, yani bir yalnızlık söz konusu olacaksa bile bunun değerli olmasının nedeni, Türkiye’nin belirli bir ilkenin yanında durmayı tercih etmesiydi.

 

Motivasyonu Sünnicilik yapmak olan bir ülke, Suriye’de işlerin sarpa sardığının iyiden iyiye ortaya çıktığı bir dönemde Mısır’ı bu denli karşısına almazdı. Tayyip Erdoğan meydan meydan 4 işareti yapmaz, bunun Rabia Meydanı’na selam olarak algılanmasına izin vermez, Esma Biltaci için iki göz iki çeşme ağlamaz -çünkü böyle bir duyarlılığı daha gelişmeden bastırır, üzerini örter- “Eyyy darbeci Sisi” diye mitingleri inletmezdi. Kriteri Sünni cephe tahkimatı yapmak olan bir politika güdüyorsanız demokrat ya da değil, darbeci ya da değil, öyle ya da böyle “Sünni” olan önemli bir ülke ile aranızı açmamanız lüzum eder çünkü.

 

Bunu söylediğimizde çıldırıyorlar, ama gerçek bu. Türkiye’nin derdi ve dış politikası, bölgeye bakışı Sünni bir cephe kurup bunu tahkim etmek olsaydı, evet bütün politikaların temelinde bu aset gözetilirdi.

 

“Türkiye, İhvanı Müslimin ile kankaydı, Mursi gidince tepki verdi” denilmesin. Hillary Clinton’lu buluşmaların yerinde yeller esiyor, yeni ABD Dışişleri Bakanı basbayağı neo con uzantılı, Suriye’deki varlığınızı önemli bulan ılımlı İslam’a yatırım yapılmalı diye düşünen CIA Başkanı bir seks skandalı ile buharlaştırılmış. Yakın zamanda Suriye sorununu çözebilecek durumda değilsiniz ve Sünni cephe tahkimatı gibi bir derdiniz var, eğer “ilkeye endeksli partnerliğe” değil de “Sünniliğe” yatırım yapıyorsanız o Sünni bu Sünni diye ayırmazsınız. Sisi’yi günler, haftalar, aylar süren periyotlarla kınamazsınız, isteseniz de bu motivasyonu sürdüremezsiniz. Meseleniz Sünni blok ise, kör topal seçmeden; değil mi ki Sünnidir üstelik Suudi Arabistan gibi önemli bir aktörle de arası iyidir der, mutlak bir kopuşa neden olmazsınız.

 

Ama Türkiye bunu yapmadı. Çünkü böyle düşünmedi. Çünkü ilişkilerinin ve dünyaya bakışının dinamiği bu değildi.

Yazının devamı

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir adet yorum var.

  1. Adem dedi ki:

    Nihal Bengisu Karaca’ya tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum. Bundan daha güzel anlatım olamazdı. O geri kafalı eski Türkiye tayfası ne zaman akıllanıp doğru dürüst bir analiz yapacak? Hükümeti sünnilik yani mezhepçilik yapıyor diye suçlayan ana muhalefet KK tayfası da okusun bunu.

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
Okyanus Finansmanı ve İpotek Limited: Okyanus Finansmanı ve İpotek Limited
2017-06-06 02:20:10
yorum ikonu
2017-04-21 18:04:31
yorum ikonu
2017-04-21 10:13:45
Facebookta bizi bulun
Bloga e-posta ile abone ol

Sitemize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.