Darbeler dönemi bitti, ihtilal sonrası tedhiş berdevam | Fikrikadim

Darbeler dönemi bitti, ihtilal sonrası tedhiş berdevam

Ahmet İnsel / Radikal

 

Çarşı taraftar grubu üyesi oldukları iddia edilen bu kişilere sadece kamu malına zarar verme, toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet vb. suçları yöneltilse, iddiayla eylem arasında bir bağ kurmak mümkün olurdu. Şimdi “darbeye teşebbüs” suçlamasının ağırlığı altında, bu kişilerin adil yargılanmasından bahsetmek mümkün olabilir mi?

 

Bugün 12 Eylül askeri darbesinin 34. yıldönümü. 34 yıl önce Türk Silahlı Kuvvetleri komuta heyeti, düzen ve disiplin içinde yönetime el koymuştu. Anayasayı yürürlükten kaldırmış, meclisi feshetmiş, hükümet üyelerini gözaltına almış, siyasal partileri kapatmış ve onbinlerce insanı kısa bir zaman zarfında tutuklamıştı. Yapılan yürürlükteki ceza yasasına göre idam cezası öngörülen çok ağır bir suçtu. Anayasayı yürürlükten kaldırmak, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmak suçuydu bu. Teşebbüs, niyet vs. seviyesinde kalmamış, eyleme geçmiş ve amacına ulaşmıştı. Daha sonra Milli Güvenlik Konseyi yönetimi ve Kenan Evren’in devlet başkanlığı döneminde insanlığa suçlar işlendi.

Kenan Evren ve şürekasının bu ağır suçtan yargılanmaları için 2010 kısmi anayasa değişikliğini beklemek gerekti. 5 MGK üyesinden hayatta sadece Evren ve Şahinkaya kalmıştı. Onlara karşı Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava 18 Haziran 2014’de sonuçlandı. Sanıklar hakkında sadece darbe yapma suçlamasıyla dava açılmıştı. Darbe yaptıktan sonra, darbecilerin kendi ifadesiyle “ihtilali izleyen dönemde” işlenen insanlığa karşı suçlar dava kapsamına alınmamıştı. Mahkeme hayattaki iki sanığın Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının tamamını tağir, tebdil, ilga ve bu kanun ile teşekkül etmiş olan Türkiye Büyük Millet Meclisini ıskat ve vazifesini yapmaktan men ve Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat ve vazife görmekten cebren men suçlarını fikir ve eylem birliği içinde işledikleri için ağırlaştırımış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sonra bu cezayı iyi halden (!) müebbet hapis cezasına çevirdi.

Bu dava ile 12 Eylül rejimiyle hesaplaşılmadı maalesef ama darbe yapmış ve bunda başarılı olmuş kişiler bu topraklarda ilk kez ceza aldılar. Kendine kanunların, tarihin, kurumların vs. verdiği bir yetki atfederek demokratik yollardan iktidara gelmiş yönetimleri anti-demokratik yollardan devirmeye çalışmanın, darbe/ihtilal başarıyla neticelenmiş bile olsa suç olduğunun tescil edilmesi anlamında önemli bir adımdı bu.

Bu ileri adım atılırken, darbe bahanesi AKP iktidarının bir yargı tedhişi uygulamasına dayanak teşkil etmeye başladı. İktidarı protesto etmek için yapılan sokak eylemlerini veya hükümet üyelerinden bazılarının yasadışı eylemlerini tespit ederek bunlar hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatan polis, savcı ve hakimleri, AKP çevresi koro halinde darbecilikle suçluyor. Kişiler değişse de, “tak …şak” zihniyeti hiç değişmeyen Türkiye adli bürokrasisi de bunu emir telakki edip, endazenin topuzunu iyice kaçırıyor. Bunun anlamlı son örneği, Çarşı taraftar grubu üyesi oldukları iddia edilen 35 kişi hakkında İstanbul Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu savcısının hazırladığı akıl almaz iddianameyi mahkemenin kabul etmesi ve davanın açılmasıyla karşımıza çıktı. Bu 35 kişi, başka suç ithamlarının yanında, “örgüt kurmak, örgüte üye olmak ve yönetmek” ve “cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçlarından yargılanacaklar. Bu suçun öngörülen cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis. Yani bu 35 kişi Evren ve Şahinkaya’nın mahkum edildiği suçtan yargılanacaklar! 12 Eylül darbecileri mahkum ama 12 Eylül zihniyetinin şahikasını oluşturduğu devlet gücünü kullanarak muhalif unsurları, iktidarın tehdit olarak gördüğü çevreleri tedhiş yoluyla sindirme politikası hâlâ iktidarda.

Çarşı taraftar grubu üyesi oldukları iddia edilen bu kişilere sadece kamu malına zarar verme, toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet, kamu görevlisinin görevini yaptırtmamak için direnme suçları yöneltilse, iddiayla eylem arasında bir bağ kurmak mümkün olurdu. Sanıklar kendilerini somut olarak savunabilir, iddia makamı da somut suç delillerini, varsa, gösterebilirdi. Birkaç kişinin evinde ateşli silah bulunmuşsa, bu da ayrı bir dava konusu olabilirdi. Şimdi “darbeye teşebbüs” suçlamasının ağırlığı altında, bu kişilerin adil yargılanmasından bahsetmek mümkün olabilir mi? Bu iddiaya dayanak olan deliller ise komik. İki aklıevvelin telefon konuşması kaydı! Mümtazer Türköne’nin sorusu çok yerinde: “Hükümet kumdan bir kale midir ki önüne gelen bir tekmede yıkmaya teşebbüs etsin?” Bu iddianamede öç alma arzusunun gözünü bütünüyle kararttığı bir iktidarın emrindeki gücün son derece kaba bir eylemi diğer daha somut bütün suçlamaları karartıyor? Son derece kaba, çünkü bu iddia ile sanıkların gerçekten cezalandırılmasının aslında mümkün olmadığını, başta iddia makamı olmak üzere, herkes biliyor. Amaç, kısa vadede dehşete kaptırmak, ürkütmek, pıstırmak, eylemsiz kılmak. Biliyorsunuz tedhiş eylemlerinin esas amaçlarıdır bunlar! Ergenekon, Balyoz, OdaTv, KCK davalarında güdülen amaçlardan bir kısmıyla arasında bir farkı yok.

Benzer şekilde, sahte delil üretmek, sahte isimle veya izinsiz dinleme yapmak gibi suçlardan bazı polislere, somut delilleriyle birlikte dava açılsa, demokratik ilkelerin ihlali değil, tersine pekiştirilmesinden bahsedebilirdik. Ya da polis ve yargı içindeki bir ilişki ağının yakın geçmişte yaptığı büyük tahribatın telafisi umudu taşınabilirdi. Karargah Evleri davası dün soruşturmaya gerek olmadığı gerekçesiyle düştü. Soruşturmaya son verilirken, bazı bilgisayar programlarıyla zanlıların kendi bilgileri dışında telefonlarının başka telefonları araması veya aramış gibi göstermesinin sağlandığı da bu vesileyle ortaya çıktı.

Yazının devamı

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Yorumlara kapalıdır.

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
Okyanus Finansmanı ve İpotek Limited: Okyanus Finansmanı ve İpotek Limited
2017-06-06 02:20:10
yorum ikonu
2017-04-21 18:04:31
yorum ikonu
2017-04-21 10:13:45
Facebookta bizi bulun
Bloga e-posta ile abone ol

Sitemize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.