Bünyesinde Kürt parti, sivil toplum kuruluşu ve dini örgütlerin bulunduğu Demokratik Toplum Kongresi (DTK) 6-7 Eylül’de Diyarbakır’da düzenlediği Genel Kurul toplantısında yeni bir sözleşme kabul etti.

“Adalet Divanı”

Sözleşmenin en dikkat çekici maddesi ‘adalet divanı’ oldu. Sözleşmede, “Adalet divanı hak ihlâlleriyle ilgili tüm alanlarda çözüm geliştirmekten ve adaleti sağlamaktan sorumludur” denildi. DTK kaynakları Al Jazeera’ye adalet divanının başvuru üzerine çalışacağını söyledi. Aynı kaynaklara göre yargılama için tarafların tamamının rıza göstermesi durumunda adalet divanı devreye girecek.

Sözleşmede adalet divanı başlığı altında yer alan maddelere göre adalet divanı, bölge adalet divanı olarak örgütlenecek. Divan kendi suç ve ceza yönetmeliğini oluşturarak genel kurulun onayına sunacak. Ağır ceza gerektiren hükümlerde ise genel kuruldan onay alınacak. Kongrede divanın 13 asil ve 4 yedek üyesi de seçildi.

“Öz savunma” yine gündemde

“Amaçlar” alt başlığında ise DTK’nın halkların demokratik öz yönetimini geliştirmeyi özgürlük ve eşitlik imkanı olarak gördüğüne vurgu yapıldı. Daha önce de gündeme gelen ve tartışmalara yol açan “öz savunma” yeni sözleşmede de yer aldı. DTK’nın öz savunmayı evrensel bir hak olarak gördüğü belirtilerek, “Bu temelde yaşamın tüm alanlarında bu ilkeyi gözeterek, mücadele eder ve çalışmalarını yürütür” denildi.

“Güneydoğu 5 bölge”

Yeni sözleşmede DTK, Türkiye’nin Güneydoğusunda Kürtlerin yaşadığı yerleri 5 ayrı bölgeye ayırdı. “Amed, Botan, Serhad, Dersim ve Tolhıldan” adlarıyla isimlendirilen bölgelerde, bölge meclisleri kurulacak. Sözleşmeye göre siyasi, sosyal, diplomasi, insan hakları gibi konularda çalışmak üzere 14 komisyon oluşturulacak.

Yeni DTK eş başkanları

“Demokratik Ulusu ve Özgür yaşamı inşa ediyoruz” sloganıyla toplanan Genel Kurul’da yeni eş başkanlar da seçildi. DTK eş başkanlığını KCK davasında tutukluyken yapılan yasal değişikliklerle cezaevinden çıkan Selma Irmak ve eski milletvekili Hatip Dicle yürütecek.

Öcalan’dan uyarılar

DTK Kongresi’ne mesaj gönderen PKK’nın cezaevindeki lideri Abdullah Öcalan, uyarılarda bulunmuştu. Öcalan toplantıya gönderdiği mesajda kongre delegelerinin demokratik çözüm mekanizması kurmaktan sorumlu olduklarını söylemişti.

“Kendi içine kapanmış, kendini tekrarlayan dar tartışmalar üzerinden adeta statükoya doğru evrilen çalışma yöntemini mahkûm ettiğimi de en baştan vurgulamam gerekir. Siz bütün Kürdistan halklarının temsilcilerisiniz. Gücünü bu gerçeklikten alıp klasik devlet zihniyet ve ritüellerinden uzakta devrimci bir özle bütün bölge ve dünya halklarına bir öz yönetim inşasında nasıl yaratıcı olunması gerektiğini göstermekle mükellefsiniz. Özcesi, devletçi zihniyeti aşan toplumcu bir demokratik çözüm mekanizmasını kurmamız gerektiğini belirtmekteyim.”

Tuğluk ve Türk de eleştirdi

Genel Kurul’da başta Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk olmak üzere Kürt siyasetine yönelik eleştiriler de yapıldı. Tuğluk, “Kendi içimizde liberal demokrasiyi aşacak ifade özgürlüğünü sağlayamıyorsak biz hangi komünal yaşamı kuracağız” demişti.

Türk de benzer eleştiriler yaparak, toplantının ilk günü yaptığı konuşmada eksiklik Kürt siyasetinde ve siyasetçilerindedir. Birbirlerini kucaklamalıdırlar, Kürt halkının talebi budur” diye konuşmuştu.

-Al Jazeera-