‘Restorasyon’

Nihal Bengisu Karaca

Nihal Bengisu Karaca

BAŞBAKAN Davutoğlu’nun konuşmalarında dikkat çeken bir ifade var: “Restorasyon.” Önümüzdeki dönemin nasıl geçeceği bağlamında fikir veren bir ifade bu. İster istemez akıllara bu restorasyonun kapsamı da takılıyor, bazı gözler bu ifadede “yıkıp yeniden yapma niyeti” vehmediyor.

Oysa Ahmet Davutoğlu bu ibareyi yeni kullanmıyor. Dışişleri Bakanı iken kullandı, yanılmıyorsam Diyarbakır buluşmalarından birinde, çözüm süreci bağlamında kullandı.

Ne kastediliyor “restorasyon” ile?

İç barışını sağlamış, devlet-millet kaynaşmasını tamamlamış, kaba inşaatını tamamlamış bir sistemin“işçilik” safhasına geçişini.

Bir medeniyet iddiasının tezahür ettirilmesini, Anadolu irfanının epeydir silinen, tozlanan varlığını kültürel olarak yeniden diriltmeyi. Başkaca manalar aramanın gereksiz olduğuna binaen bir hatırlatma yapmak istedim.

DIŞ POLİTİKA SURİYE’DEN Mİ İBARETTİ?

Davutoğlu, Başbakan ve başarılı bir kabine denklemiyle yola devam ediyor. Ancak dikkat çekici bir husus var, o da Abdullah Gül’ün konuşulduğu olasılıklarda konunun “Ahmet Davutoğlu’nu zorlayacak etmenler”e gelmesi. Kulislerde değil açık açık ekranlarda bile konuşuluyor. Bu senaryoya göre, “Davutoğlu ‘şimdilik’ Başbakan ama IŞİD sorunu kapıda duruyor, her an bir terslik olabilir, başarısız bir tablo ortaya konulabilir ve siyaset AK Parti’nin Abdullah Gül’ü davet etmesini gerektirebilir”.

Bunlar elbette muhtemel senaryolar. Ancak Davutoğlu’na IŞİD üzerinden başarı karnesi vermeye yatkın olanlar öncelikle şunu hatırlamalı: IŞİD, Türkiye’nin terör listesindeki yerini alalı bir yılı geçti.

Davutoğlu Dışişleri Bakanı iken ve dünyanın ilgisini bölgenin kaderinin Suriye’deki meşru ve çoğulcu bir muhalefetin desteklenmesine bağlı olduğu gerçeğine çekmeye çalışırken bugünün “Ama IŞİD var” diyenleri, hâlâ “Ne işimiz var ki Suriye’de?” türküsünü okuyordu. Suriye’ye ilişkin bu çabayı, “komşu ülkeyi karıştırmak” gibi klişeleşmiş bir söyleme indirgedikleri de görülüyordu.

Aynı uyarıyı Irak için de yapıyordu Dışişleri. Maliki’nin Sünnilere uyguladığı politikaların ülkedeki Sünnileri radikalleştireceği konusunda uyarıyor, Sünnilerin siyasetteki temsilinin önüne set çeken Maliki’nin mezhepçi tutum ve politikalarının Irak’ın bölünmesine kadar gidebilecek bir yolun taşlarını döşediği noktasında temkine ve tedbire davet ediyordu.

Gün oldu devran döndü, Türkiye Dışişleri’nin öngörüsü acıklı bir biçimde gerçekleşti, IŞİD’in kestiği kellelerin vahşi görüntüleri internet ortamını kapladı, örgüt Irak’taki devletleşme serüvenine geçti. Bu sonuçta Maliki’nin politikalarının rolünü ve payını bütün dünya gördü ve Türkiye’nin haklı olduğu teslim edildi, Maliki görevi bırakmak zorunda kaldı.

Ama bu kez de “Vay IŞİD’e neden gereken sertlikte tepki konulmuyor?” demeye başladılar. Ya da Suriye ve IŞİD meselelerinin yönetiminin, Davutoğlu’nun başbakanlık yapacağı süreyi belirleyeceği argümanını ileri sürmeye.

Bu grupla aynı kategoride değerlendirilemeyecek, asla aynı kefede tartılamayacak yöntemlere savrulanlar da oldu: Bir gazete dünyada sadece Türkiye’de göz yumulabilecek bir pervasızlığa imza atarak IŞİD ile Süleyman Şah Türbesi’nin bulunduğu ve Türkiye’ye ait sayılan toprağın rehinelerin teslimi konusunda pazarlık konusu yapıldığı iddiasını ortaya attı. Bir zamanlar “bir kiraz ağacı ve bir kadın memesine bütün vatanı değişebileceğini” söyleyen biri tarafından yönetilen bu gazete, hiç de üzerine oturmayan sahte bir hassasiyetle ulusalcılık yaparak 49 kişinin hayatını tehlikeye attı, IŞİD’e koz temin etti.

Hepsi bir tarafa, Türkiye dış politikası Suriye ve IŞİD’den ibaret değil, herhalde önce bunu hatırlamak lazım. On yıllık Afrika açılımı var, hiç konuşulmayan.

Afrika’daki büyükelçilik sayımız 14’ten 32’ye çıkmış, bunun bir anlamı var. Orta Asya politikasında işler hamaset boyutunu fersah fersah aşmış, ortak kalkınma ve dayanışma hamleleri yapılmakta. Kırgızistan Başkanı Atambayev, balkon konuşmasına ortak olup “Allah Türkiye’yi korusun” diyor, bunun bir sebebi var.

Yazının Devamı

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Yorumlara kapalıdır.

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
Okyanus Finansmanı ve İpotek Limited: Okyanus Finansmanı ve İpotek Limited
2017-06-06 02:20:10
yorum ikonu
2017-04-21 18:04:31
yorum ikonu
2017-04-21 10:13:45
Facebookta bizi bulun
Bloga e-posta ile abone ol

Sitemize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.