Muhafazakâr normal’ ve özgürlükçü ‘anormallikler’ | Fikrikadim

Muhafazakâr normal’ ve özgürlükçü ‘anormallikler’

Tayfun Atay / Radikal

Muhafazakâr normal’ ve özgürlükçü ‘anormallikler’

Belki hiçbir dizi ‘Güzel Köylü’ kadar cinselliği yaygın ve hâkim bir motif olarak bünyesinde barındırmadı bugüne kadar! Ama muhafazakâr ‘norm’u doğrudan ihlâl etmeden ve güzel Türkçemin ‘elastik’ sözcük-deyiş hazinesinden muhteşem incileri devşirerek yapıyor ki ne yapıyorsa, kimsenin onu ne soruşturacak ne kovuşturacak durumu olabiliyor

Geçen hafta bir dostumla Türkiye’de özellikle son iki-üç yıldır yaşananlar; AKP’nin kültür politikası doğrultusunda uygulamaya soktuğu yaşam biçimi zorlama, kısıtlama ve sınırlamaları; bunlara bağlı toplumsal tepkiler; ama öte yandan da iktidarın arkasındaki ciddi toplumsal destek üzerine sohbet ederken o, şu tespitte bulundu: Tüm politik/sosyolojik muhafazakârlaşma ‘trend’ine rağmen aksi yönde bir toplumsal dinamik de hiç hız kesmeksizin, hatta etkiye tepki uyarınca şimdi çok daha ‘vurgulu’ olarak kendini var kılıyor.

Evet, seküler kesim ve yaşam biçimi, bize seçim sonuçlarını anlatan Türkiye-haritalı tablolardaki gibi ‘getto’lara sıkışmış görünmekte. Ama bu ‘getto’ şehirler veya şehirlerin içinde ilçeler, semtler, mahallelerde de protest bir motivasyonla, eskisinden çok daha ileri ve uç düzeyde hayatını yaşama ve yaşadığını dışa vurma eğilimi artıyor. Arkadaşım, İstanbul’da bazı yerlerde artık elde bira kutuları sokakta muhabbet etmenin çok yaygınlaştığını işaret etti mesela… Yine, muhafazakâr ‘cendere’nin tüm ürkütücülüğüne karşın genç kadınların çok çok daha iddialı ölçüde dekolte giysilerle sere serpe dolaşmaktan geri durmadıklarını ekledi.

Benzeri bir izlenim bende de mevcut. Muhafazakârlığa ve dinî taassuba yüklendikçe, bir çoğunluğu arkanıza alsanız dahi aksi istikametteki toplumsal, bireysel, yaşamsal arayışları zapturapta alamıyor, aksine kışkırtıyorsunuz. Onları daha da vurgulu, iddialı, abartılı hale getiriyorsunuz.

Bu açıdan bendeki izlenimin önemli bir veri kaynağı da televizyon dizilerimiz…

Defalarca yazdık, dizilere yönelik muhafazakâr/mutaassıp taarruz, eski Başbakan Erdoğan’ın meydanlarda açıktan ‘Muhteşem Yüzyıl’ı hedef alan sözleriyle kristalleşti, RTÜK denetiminin sıkılaşması, cezalarının sıklaşmasıyla yoğunlaştı ve yeni reyting düzenlemesiyle de ağırlaştı, karşı konulamazlaştı. Sonuçta bu bakımdan artık bir ‘muhafazakâr normal’imiz olduğu söylenebilir!..

Ama bu söylenebilirse de muhafazakârlığın çok önemli belirleyen haline geldiği piyasada bütünüyle teslimiyetçi bir görüntünün karşımıza çıktığı söylenemez. Hayatın dinamiğine, neşe, haz ve aykırılıklarına göbekten bağlı, âsi ruhlu popüler kültürün hayal imalatçıları, muhafazakârlığın tedip, tekdir ve dahi ‘kötek’leri karşısında ayakta kalmanın yollarını da buldular. Yaz döneminde karşımıza gelen dizilere genel olarak bakıldığında bunu ileri sürmek mümkün.

Evet, ilk bakışta o ‘muhafazakâr normal’in format itibarıyla nazarı dikkate alındığı kaydedilebilir. Bir kere komedi tarzına ‘ricat’ bile başlı başına bu yeni duruma ve kurala uyum sağlama yolunda bir tercih. Fakat bu aynı zamanda da söz konusu ‘norm’la başa çıkma ve mücadele açısından gayet uygun bir imkân alanı…

Görüyoruz ki mizah, dizilerde muhafazakârlığa seküler direnişin tatlı halesi olmakta. Yaz dönemi dizilerinin bir-iki istisna hariç hepsinde, tabii ki bir yelpazenin uçtan ortaya ve öbür uca sıralanan farklı kanatları gibi değişik dozlarda bu müşahede edilebiliyor.

 

Yazının Devamı

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Yorumlara kapalıdır.

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
Okyanus Finansmanı ve İpotek Limited: Okyanus Finansmanı ve İpotek Limited
2017-06-06 02:20:10
yorum ikonu
2017-04-21 18:04:31
yorum ikonu
2017-04-21 10:13:45
Facebookta bizi bulun
Bloga e-posta ile abone ol

Sitemize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.