İdeoloji, Yezîdilik ve İslâm | Fikrikadim

İdeoloji, Yezîdilik ve İslâm

Müfid Yüksel / Yeni Şafak

Son günlerde Irak Kürdistanı’ndaki olaylar, IŞİD’ın mevzi kazanıp Musul’un ardından Şengal/Sincar ve Mahmur’a girişi, Yezidi/İzdî topluluğuna yönelik eylem ve saldırıları, Yezîdileri ve Yezîdiliği yeniden gündeme taşıdı. Yezîdiler üzerinden birçok tartışmalar da gündeme geldi. Ancak, özellikle IŞİD’in saldırıları ve Yezîdilik üzerinden Müslümanlık ve Müslümanlar adeta sanık sandalyesine oturtulmuş, kara bir propaganda hüküm sürmektedir. Buradan yola çıkılarak, Kürtlerin İslâm’dan soğutularak, Müslümanlıktan koparılmaları, dahası Müslümanlığın Kürdistan’dan tümüyle kovulması hedeflenmektedir.

Oysa ki, Haricî/Vahhabi ve Mücessime mezhebi yönelimli olup, bir takım batılı güç odaklarının da kontrolünde hareket eden, İslam ve insanlık dışı eylemleriyle hiçbir hukuk ve sınır tanımayan IŞİD’ın eylem, saldırı ve katliamlarının İslâmi/Dinî hiçbir temeli/dayanağı yok. Bu anlamda, IŞİD’in Yezîdî topluluğuna yönelik eylem ve saldırıları kesinlikle önlenmelidir.

Bugünlerde, IŞİD’ın Yezîdî/İzdî topluluğuna yönelik saldırıları üzerinden, sadece yüce İslâm dini itham edilmekle kalınmamakta, bu konuda etnik-ideolojik ezberler tekrarlanmakta ve inatla ısrar edilmektedir. Yezidilik üzerinden üretilen ideolojik ezberler ve tarih üretimi artık çileden çıkarıcı bir hal almaktadır.

Bu konudaki ideolojik ezberler ve tarih tezleri, Türkiye’de tek-parti döneminde, 30’lu yıllarda dayatılan resmi ideoloji ve tarih tezlerinden, Güneş-Dil teorisinden hiç farklı değil. Kör bir öykünme ve taklitle aynı tutum ısrarla dayatılmaya çalışılmaktadır.

Konuya ilişkin, çarpıtma daha topluluğa verilen isimden başlamaktadır. Bugüne kadar, Abdülkâdir Gilânî’nin muâsırı, büyük mutasavvıf Adiy bin Müsâfir’in kurucusu olduğu Adeviyye tarikatinden, zamanla değişim ve başkalaşım geçirerek, ayrı bir dini entiteye dönüşen bu topluluğa ‘Yezîdî’ adı verilmiş. Şerefhan dahi, Kürt Beyliklerinin Tarihi olan 1005/1597 tarihli Şerefnâme’de ‘Yezîdî’ adlandırmasını kullanmıştır. Kürtler arasında ise ‘İzdî’ şeklinde telaffuz edilip, kullanılagelmiştir. Buna rağmen son dönemlerde Azdi, Azdayi ve en son Ezidi adlandırmaları ortaya sürülmüştür. Bu son adlandırmalar, 30’lu yıllardaki Türk Tarih tezine benzer bir kaygı ve ideoloji zemininde öne sürülmüş, böylece Yezidiliğin Azday, Yezdan gibi kelimelerden türediği, yani İslam öncesi Kürtlerin antik dini olduğu savı dile getirilmiştir. Aynı şekilde, Diyarbekir şehir merkezinin antik/tarihi adı olan ‘Amid’e, tarihi hiçbir veri elde olmadığı halde, Med’lerle bağlantı kurularak son yıllarda ‘Amed’ denmesi gibi. Halbuki, bu şehre ‘Amid’ dendiği gibi, buradan yetişen ünlü şahsiyetler için hep ‘Amidî’ nisbeti kullanılmıştır. Yezidilikle ilgili, özellikle, son dönemlerde ciddi araştırmalar gerçekleştirilip tarihi veriler ve belgeler yayınlanmışken, tarihi/ilmi hiçbir dayanağı olmayan etnik- ideolojik ezberlerin tekrarında, dayatılmasında inatla ısrar edilmektedir. Konuya ilişkin 24 Mart 2012 ve 28 Mart 2012 tarihli makaleleri yine bu sütunlarda yayınlamıştım. Sadece bununla kalınmamakta, bu sentetik/yapay tarih tezlerini kabul etmeye yanaşmayan Kürtler, özellikle sosyal medyada, acımasız bir linç kampanyası ile karşı karşıya kalmaktadır.

Türkiye’de 30’lu yıllarda devletin resmi ideolojisi olarak dayatılan tarih tezleri taklit edilerek, bunlara öykünülerek sergilenen tutum, gerçekleri değiştirmeyeceği gibi, bu ideolojik ezberlerde ısrar edilmesinin toplumsal fay hatlarını diri tutup, bölge barışını iyice torpilleyecek şekilde derinleştirmekten başka bir işlevi olmaz.

Yazının Devamı

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Yorumlara kapalıdır.

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
Okyanus Finansmanı ve İpotek Limited: Okyanus Finansmanı ve İpotek Limited
2017-06-06 02:20:10
yorum ikonu
2017-04-21 18:04:31
yorum ikonu
2017-04-21 10:13:45
Facebookta bizi bulun
Bloga e-posta ile abone ol

Sitemize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.