Guantanamo diye bir yer varsa... - Fikrikadim

Guantanamo diye bir yer varsa…

Yasemin Ortwien
Yasemin Ortwien / VARİDE
IŞİD diye bir şey de var olur. Bunu açalım şimdi.
Onbir eylül olaylarının ardından Bush yönetimi sadece Irak ve Afganistan’a savaş açmakla kalmadı. Ülkede bazı yapısal yasal değişiklikleri hızla hayata geçirerek meşhur, dillere destan ABD medeni hak ve hürriyetlerini de gündeme uygun şekle sokmayı becerdi. Ve tüm o değişiklikler mevcut amaçlara hizmet etmek üzere tasarlanmış idi. Yeni bakanlıklar kurdular ve bunların altyapısını aceleci ve uyanık hukukçuların marifetiyle meşru bir hale getirdiler. Bu türde bir niyet ve amaçla teşkil edilmiş en can alıcı (gerçekten de can alıcı…) örneklerden bir Küba açıklarında Guantanomo adasında kurulan tesistir. Burası bir hapishane değildir çünkü içerdeki insanlardan bir (1) kişi hariç kimse hakim karşısına çıkmamış, mahkeme edilmemiştir. Buna rağmen ABD savunma bakanlığı’nın takdiri ile Guantanomo Gözaltı Merkezi’ne şimdiye dek yüzlerce insan misafir olmuş, kimileri bir süre sonra serbest bırakılmış, kimileri hala gözaltında tutulmaktadır. Dünyanın hiçbir yerinde ve hukuk sisteminde bu türden bir gözaltı merkezi yoktur. Buna rağmen, Başkan Obama’nın her iki seçimde söz vermesine rağmen, bu iğrenç yer hala ABD makamlarına hizmet vermektedir. Hem de ne hizmet…
Bu yazıda Guantanomo’nun fiziki şartlarına değinmeyi gereksiz görüyorum, çünkü bu konuyu merak edenler için özellikle Britanyalı televizyoncular epey çarpıcı belgeseller yaptılar. Tek kelimeyle korkunç bir yer. Benim işaret etmek istediğim şey ise başka bir mesele. İzah edebilmem için gene de fiziki verilerden yararlanmak zorundayım. Rakamla, istatistikle başım hoş değildir o yüzden isteksizim. Guantonomo Körfezi Gözaltı Merkezi 2002’de kuruldu. Irak ve Afganistan’da ABD ordusu tarafından yakalanan ve terörist olduğuna kanaat getirilen kişiler buraya getirildi. İlk yıllarda sadece bu iki savaşın esirlerine ev sahipliği ederken günümüzde ‘ABD topraklarına herhangi bir şekilde ve herhangi bir yerde kast eden’ herhangi kişileri de ağırlıyor. Guantanomo’da tutulan insanlardan sadece bir kişi hakim karşısına çıkıp mahkeme kararıyla mahkum oldu. Bir dönem 760 kişinin bulunduğu bu tesiste gözaltında tutulanların tamamının müslüman olduğunu söylememize herhalde gerek yoktur. Bu kişilere nasıl muamele edildiğini yazmak bana acı veriyor, dediğim gibi isteyen andığım türden belgesel yapımları izleyebilir. Fakat asıl sözünü etmek istediğim şey Guantanomo’dan sonra hayat olmadı gerçeği. Çünkü yasaya göre Guantanomo’da alıkonmuş biri (isterse üç günlük olsun) bir daha asla ABD topraklarına ayak basamıyor. Bu kişilerin bır kısmı mesela arap asıllı olmakla beraber Hollanda veya Almanya pasaportu taşıyan kimseler (aralarında Britanya, Fransa ve İspanya vatandaşları da var) kendilerine bu pasaportları veren ülkeler tarafından ülkeye geri alınmıyorlar. Irak, Afganistan vatandaşlarının zaten geri dönmelerine izin verilmiyor, sözkonusu yerler hala savaş sujesi olduğu için. Yani vatandaşlık hakları ihlal ediliyor ama kılıf hazır: terör suçu ile Guantanomo’da bulunmak! Bu kişilerin suçları nedir tam olarak kimse bilmiyor. Aralarında hiçbir silahlı örgüt üyesi olmadığı halde, hiçbir şiddet geçmişi olmadığı halde, yani terörist filan olmadığı halde kazayla Guantanomo’ya düşmüş insanlar var. Bu gruptan Almanya’da oturma izni olan bir grubu Almanya geri almıyor. Başka bir ülke asla istemiyor. ABD’ye adım atmaları yasak (ve sanırım istemezler de…) ABD müttefikleri, insan hakları, mülteciler diye bar bar bağıran ülkeler, mesela Kanada adlı yalaka ülke, hiçbir şekilde bu insanlara kapısını açmıyor. Ve biliyor musunuz bu insanlar gidecek hiçbir yerleri olmadığı için Guantanomo’da kalmaya devam ediyorlar! Bay Obama bir şeyler yapmaz ise bu insanlar orada çürümeye devam edecek. Ne fark eder, zaten berbat bir hayatları vardı diyeceksiniz, hayır! Berbat hayat da olsa onların hayatıydı. Mahkum edilmedikleri halde istekleri dışında tutuluyorlar. Irak savaşı resmi olarak sonlandırıldı ama Afganistan’daki cephe açık olduğu için Guantanomo, yani özel savaş şartları yüzünden işlevsel kılınmış bu utanç verici yer, insan haklarının ihlal edildiği bir tesis olarak var olmaya devam ediyor. Her gün allaya pullaya ‘neden IŞİD var?’ ‘müslümanlar neden IŞİD’e karşı çıkmıyor?’ ‘bu aslında IŞİD’e karşı tavır almayan İslam dünyasının sorumluluğu’ diye utanmadan yayın yapan batı basını ile onun ülkemizdeki yansıması taklitçi rezil türk medyalamasına bir zahmet şunu anlasın:
IŞİD var çünkü Guantanomo diye bir yer var! IŞİD var çünkü Gazze diye bir yer var. IŞİD var çünkü sizin yanlış ve müdaheleci ve kötü politikalarınız var. Arap coğrafyasına ‘bataklık’ deme sersemliğiniz, terbiyesizliğiniz var. IŞİD var çünkü müslümanların ruhani lideri yok. IŞİD var çünkü sizin emdiğiniz kanın yıkadığı yerlerde sayısız insanın hayatta hiçbir umudu, hiçbir şeyi, hiçbir geleceği yok. Sizin yüzünüzden yok. IŞİD var çünkü işgal edip, iğfal edip bıraktığınız topraklarda sadece sonsuz bir belirsizlik var. O yüzden IŞİD var. Utanmadan, cahilce yaptığınız suçlamalar var.
Bunun örnekleri burada, burnumuzun dibinde, yarı-batılı zavallı CHP’de de mevcut üstelik. Cahilliğin ne denli tehlikeli olduğunu ise gene de hatırlatmak isterim. ‘Türkiye IŞİD’e yardım ediyor’ diyebilen bir anamuhalefet partisi var bu ülkede. Hiçbir fiziki kanıtı yok, yapılan suçlama son derece ciddi. Bu nasıl bir sorumsuzluk, nasıl bir serserilik? IŞİD’in neden var olduğunun sebeplerini anlamak zorundayız. Ondan sonra ancak birtakım yöntemler veya siyasalar geliştirmek mümkün olacaktır. Türkiye yeni bir döneme giriyor. Dört yanımız ateş çemberi. Ama ben umutluyum, hem de hiç karakterim olmadığı halde. İşleri çok zor olan devlet büyüklerimize bütün kalbimle başarılar diliyorum. Onların bu meselede etkin olabileceklerini biliyorum. Onların ferasetle, faziletle, vicdanla bu yola devam edeceklerini görüyorum.
Yazıyı başlığımıza uygun şekilde toparlayıp sonlandıralım. Halen 127 kişinin dört ayrı kampta tutulduğu aslında hukuk dışı, insanlık dışı bir yer olarak planlanmış ve kurulmuş Guantanomo var oldukça, Gazze gibi bir yeryüzü cehennemi yaşanmaya devam ettikçe, müslüman dünya ile kurulan samiyetsiz ve kötücül münasebetler olduğu gibi kaldıkça ve müslüman coğrafyalara batılı gözle dizayn edilmiş politikalar dikte ettirildikçe IŞİD de olur, Eş-Şebab da olur Boko Haram da olur. Bunu anlamayan bir adım yol alamaz, aptal aptal, cahil cahil konuşmaya devam eder, aynı bir yığın türk gazetecisinin yaptığı gibi…
-VARİDE-

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Yorumlara kapalıdır.

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun
Bloga e-posta ile abone ol

Sitemize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.