Gelecek yüzyılı kurtarmak - Fikrikadim

Gelecek yüzyılı kurtarmak

Hayati Esen

Hayati Esen

Değişen dünya düzeninin bir krize sürüklendiğini önce Suriye’de ardından da Rusya-Ukrayna-Kırım üçgeninde  gördük.  Anglo-Amerikan ve Anglo-Sakson emperyalizminin “Liberal çeteleri” pek çok ülkede bu nedenle operasyonlar gerçekleştiriyor. Bu çetenin neler yapabildiğini en bariz şekilde ilk defa Mısır’da müşahade ettik. Serbest seçimlerle, çok partili, iki turlu bir oylamanın ardından iktidara gelen bir hükümetin ve cumhurbaşkanının, orduyla işbirliği yapılarak devrilmesinden bahsediyorum. Mısır’da yaşananlar bize, dünyada liberal bir çetenin oluşturulduğunu net şekilde gösterdi.  Nasıl ki El’kaide ve İŞID gibi terör örgütleri, İslam adını kullanarak, İslam coğrafyasının başına bela edildiyse liberal kapitalist çeteler de demokrasi hatta liberal demokrasinin temel değerlerini kullanarak, insanlığın başına bela edilmiştir.

Ukrayna’daki liberal çeteler şu anda uluslararası medyadaki güçlerini kullanarak yapılmış darbenin ve süreçte yapacakları soygunun, talanın gizlenmesi için her türlü propagandayı yapmaktalar. Liberal çeteler ve onların ekonomik, siyasal olarak destekledikleri NGO’lar dünyada her geçen gün yükselen anti-kapitalist, anti-Amerikan demokratları, devrimcileri, adalet ve eşitliğin taşıyıcısı olabilecek her türlü alternatif sesi kirletmenin ve susturmanın peşindeler. Bunu, İslam coğrafyasında demokrasiyi savunan “Nahda” ve “İhvan” gibi yerli partileri, El’kaide terör örgütleriyle aynı siyasal yapılarmış  gibi lanse ederken diğer ülkelerde sosyal demokrasiyi, sosyalist düşünceyi savunan siyasal yapıları kirleterek yapmaktadırlar.

Liberal çetelerin bu kavga sürecinde iş birliği yaptıkları NGO’lar; Non govermental organizations yani hükümet dışı örgütler, ülkelere göre değişmektedir.  Mısır’da selefiler ve devrik iktidar çevreleriyken Türkiye’de Gülen cemaati, sermaye ve iş dünyası, medya grupları olarak kendisini göstermektedir. Bu örgütlenmenin temel hedefi Türkiye’nin 27 Mayıs’da, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta olduğu gibi değişen dünya konjonktürüne uygun hükümetler getirmeyi sağlamaktır. Ancak karşılarında bu defa ne eski Türkiye var, ne de Arap coğrafyasının yetersiz siyasal yapıları… O nedenle kavga gittikçe kızışmış durumda. Şimdiden medyadaki kalemşörleri aracılığıyla iktidarın -seçimi kazansa dahi- peşini bırakmayacaklarını tehditleriyle ima ediyorlar. Çetenin İslamcı geçinen köşe yazarı, seküler bir devlette -nasıl oluyorsa- hükümetin dini meşruiyetinin kalmadığına dair cümleler kurarken boyunu aşan cesaretin hazzını yaşıyor.

Liberal çetelere göre her şey Ukrayna’da iyi gidiyordu. Ta ki sahaya Rus tankları ininceye ve Türkiye’de hükümetin her türlü tuzağa rağmen oylarının düşmeyişine kadar… Tabi Türkiye’de Kürt hareketinin, liberal çetelere karşı tavizsiz basiretini de unutmamalıyız.  Rusya ile Türkiye’nin bu liberal çeteye karşı başarı kazanması mümkün. Mümkünattan daha çok mecburlar. Yoksa hem Rusya hem de Türkiye gelecek bir yüzyılını kaybedecek. Özellikle, Türkiye Cumhuriyeti bu kuşatmayı  bertaraf edemezse içeride patlak verecek siyasal çalkantıların karşısında direnme gücü dahi gösteremeyebilir.

Liberal Çetelerle savaşa girmeyi göze alan Rusya ile Türkiye kesinlikle bir anlaşmaya varmalıdır. Türkiye’nin Tatar-Kırım Türkleri’nin haklarını korumak gibi tarihi misyonu yerine getirmesi buna engel değildir. Zaten Putin’in “Tatarların hakları korunmalıdır. Tatar dilini Kırım’ın üç resmi dili arasında kabul ediyoruz.” gibi benzeri açıklamaları da bu konuda Türkiye’yle -güvence vererek- birlikte hareket etmek istediğinin açık göstergesidir. Türkiye Suriye’de yaptığı hatanın bir benzerini yaparak; liberal çetelerin safında yer almamalıdır. Bölgesinde ve uluslararası arenada güçlenerek büyümesi, değişen dünya düzeninde söz sahibi olabilmesi için bu liberal çetelerin egemenliğine Rusya ittifakı ile son vermesi gerekmektedir.

Bu süreçte Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı bir sıkıntı bulunmaktadır. O da Suriye’deki İŞID terör örgütüdür. Bu örgüt Türkiye-Rusya ittifakını engellemek için kimi terör faaliyetleri için kullanılacaktır. Ancak bu sorunu bölgedeki Kürtlerin desteğiyle bertaraf etmek mümkündür. Her ne kadar Kürtler şu anda İŞID’la çatışma istemiyorlarsa da Türkiye’nin bölgede zor duruma düşmesini istemeyeceklerdir. Zira, Türkiye’nin zor duruma düşmesi, süreçte Kürtlerin zor duruma düşmesi demektir.

Liberal çetelerin seçimlerden sonra yeni ittifak arayışlarına gireceği düşünüldüğünde, hükümetin yapması gereken içeride yaşanan kimi siyasal sorunların çözümü için demokratikleşme sürecini hızlandırmasıdır. Anadolu halkının birliği, bu süreç tamamlandığında daha sağlıklı bir boyuta ulaşacaktı

 

YAZAR HAKKINDA

Fikr-i Kadim Yayın Yönetmeni (Yazarın diğer yazılarını okumak için lütfen isme tıklayın.)
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Yorumlara kapalıdır.

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun
Bloga e-posta ile abone ol

Sitemize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.