ABDden Iraka federalizm tavsiyesi! – Fikrikadim

ABDden Iraka federalizm tavsiyesi!

Mustafa Özcan / Milli Gazete

Kızılderililerin beyazlarla ilgili bir deyimini hatırlarım: Soluk beniz. Rengi veya benzi atmış bir varlık. Siyasi olarak da renksiz, kokusuz ve yüzsüz bir yapı. Ömer Taşpınar gibi AKP ile ABD arasında zemin arayanlar veya gergef dokuyanlar bu yüzsüz yapıda veya saçmalıklar arasında hikmet kırıntısı arıyorlar. ABD’nin Irak’ta farklı Suriye’de farklı davranmadığını söylüyor ve yazıyorlar. Doğru. Amerikan davranışlarını tek kalıba dökmek ve irca etmek de mümkün. Bu kalıp kalleşlik kalıbıdır. Her yerde kalleşliği farklı boyutlarda olsa da netice birdir. Jeo Biden geçmişte Irak’ı bölünmesini savunuyordu. ABD’de bir grup hâlâ Irak’ın bölünmesini ve parçalanmasını arzu ediyor. Lakin şimdi ABD Irak’ı, bölünmeden bir önceki son aşamada tutmak istiyor. Nasıl olmasa Arap Sünnilerden başka Irak’ta herkes onun kontrolünde ve ona muhtaç. Maliki kendine çok güvendi ve tahtını kaybetti. Tehevvür getirdi ABD’yi düşmanlarına karşı kullanmak istedi. Lakin Amerikalılar ‘biz ne Kürtlerin ne de Şiilerin askeriyiz veya ordusuyuz’ dediler. Şiilerle ve Kürtlerle çalışıyorlarsa da kendi namlarına çalışıyorlar. Irak’ın bölünmesi veya güçsüzleştirilmesi kimin eliyle olursa olsun bir Amerikan projesidir. Henüz zamanı gelmemiş olabilir. Şimdi Jeo Biden Irak’ta federalizmi desteklediklerini açıkladı. Yahudi asıllı Amerikalı hukukçu Noah Feldman zaman ayarlı bir bomba veya kara mayını gibi bir anayasa hazırlamış ve Irak’ı fiilen bölünmenin eşiğine getirmiştir. Esasında, 1991 yılından sonra Amerikan politikaları 1917 yılından itibaren İngiliz politikalarının bir devamıdır. Şiileri Sünnileri ve Kürtleri birbirine yabancılaştırma ve düşürme politikasını esas almıştır. Ama maalesef yerel dinamikler de buna müsait hale gelmiştir. Humeyni ile Saddam’ın kavgası bu ayrışmayı derinleştirmiştir. İran Devrimi Şiileri etkilemiş ve bir kısmı Tahran eksenine yönelmiştir. Muhammed Mehdi Şemseddin’in savunduğunun aksine Arap ülkelerinde yaşayan Şiileri için İran çekim merkezi haline gelmiştir.* John Kerry, IŞİD’in Irak’ın birlik ve bütünlüğünü zayıflattığını ve buna zarar verdiğini savunuyor.

Peki! O halde Jeo Biden’ın sözlerine ne demeli? Federalizm Irak’ı güçlendirecek mi? Gerçi The Independent gazetesinin yazdığı gibi, Irak’ın üç bölgeye ayrılması kaçınılmaz gibi görünüyor. Alternatifi ise Irak’ın yok olmasıdır. Bu tespit ideali aksettirmese de, doğrudur. Zira ABD ve ortakları tedaviyi geciktirerek hastayı ölümün eşiğine getirmişlerdir. Bıçak kemiğe dayanmıştır. Tedavi operasyonu gerektirmektedir. Bununla birlikte, IŞİD gibiler ortada yokken bu politikayı yani ayrıştırma politikasını Amerikalılar yürütmüştür. Şimdi meseleyi IŞİD üzerine yıkarak kendilerini aklamaya çalışıyorlar. Pekala! Irak’ta birlik beraberlik istiyorlar da Filistin de niye ayrılık gayrılık peşindeler? Onlara göre, Irak’ta terör ayrıştırıyor, Filistin’de ise birleştirmeye çabalıyor! Dolayısıyla iki hal de kabul edilmez. Bölge Amerikan tercihlerinin rehinesi olma durumundadır. Amerikalılar ne zaman uygun görülerse birlik iyidir. Ne zaman da uygun görmezlerse ayrılık iyidir! Bölge dinamikleri halt etmiş! Adamlar Nevzat Tandoğan mantığında. * ABD artık kabak tadı verdi. Bundan dolayı hangi politikayı izlerse izlesin elinde patlıyor. Sözgelimi, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Marie Harf Sisi yönetiminden muhaliflere karşı Amerikan silahlarını kullanmamasını istemiştir. Peki! Mısır bu silahlara İsrail’e karşı kullansa ister misiniz? Onu da istemezler. Pekala! Kullanılmayacak silahları niye satıyorsunuz? Öyleyse Sisi yönetimi bunları kime karşı kullanacak? Keza aynı şeyi İsrail’den neden istemiyorsunuz? Çocuklara karşı kendi silahlarınızın kullanılmamasını niye karşı çıkmıyorsunuz? ABD tutarsızlıklar içinde çuvalladıkça çuvallıyor. Adeta debeleniyor. Bu durumda Rabia katliamcısı Sisi’ye de laf düşüyor. Ferguson’da Amerikan yönetiminden kendisi kontrol etmesini istiyor. Sisi neyine güveniyor diye soracak olursanız bu sorunun cevabı basit. Sisi ABD’ye, İsrail’e dayanarak kafa tutuyor, dayılanıyor ve efeleniyor. Herkes bilsin ki, belanın başı ve hası ABD ve İsrail’dir. Onun dışındaki her şey türevdir. 11 Eylül ile birlikte ABD bölgede Pandoranın kutusunu açmasaydı ne IŞİD türerdi ne de bölünme. Şimdi tamir davasında yeniden tahribat yapıyor. Yetti artık.

Alıntı

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Yorumlara kapalıdır.

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun
Bloga e-posta ile abone ol

Sitemize abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.